19 Ekim 2012 Cuma

Aşk Sarhoşluğunun Sabahı-Fettane Hacc Seyyid Cevadi

               Yazarı: Fettane Hacc Seyyid Cevadi
Yayınevi: Kaknüs Yayınları
Çevirmeni: Saliha Aydoğan
Sayfası: 496
Türü : Roman
         Yazar Fettane Hacc Seyyid Şiraz'da doğmuş, İsfahan'da yaşıyor. Tahran ve İsfahan'daki yüksek okullarda edebiyat ve yabancı dil alanında yüksek öğrenim gördü. Uzun yıllar öğretmen olarak çalışmış. Ülkemizde yayınlanan Aşk Sarhoşluğunun Sabahı adlı romanından başka Uykunun Kuytusunda adlı romanı halen Türkçe'ye çevrilmemiş. Yazarın bu romanı da yakın bir zamanda Türkçeye çevrilmeli. Onu da sabırsızlıkla bekliyorum.
           Bu kitabı internette dolanırken tesadüfen gördüm...İlgimi çekince hemen sipariş verdim. İyi ki de görmüşüm. 2,5 ay önce okumuş olduğum Aşk Sarhoşluğunun Sabahı'nın hala etkisinden kurtulamadım.Bu kitabın ülkemizde keşfedilmemiş olduğunu düşünüyorum. 
          Yazarın anlatımı çok büyülü. Dilini öyle güzel süslemelerle donatmış ki şaşırıyorsunuz. Yazarın böyle bir zengin anlatıma nasıl sahip olduğunu düşünüyorsunuz. Sayfaları hemen çevirmek istiyorsunuz. Su gibi akıp gidiyor. Kitap sona yaklaşınca bittiği için üzüldüm..Yazarın hemen başka bir eserini almak için araştırdım ama  maalesef Türkiye'de yayınlanmış olan tek eseri elimdeki okumuş olduğum kitaptı.

          Kısaca özetlemek gerekirse; hikaye Tahran'da geçiyor. Mahbube 15 yaşında soylu ve zengin İranlı bir ailenin kızı. Çok güzel ve alımlı bir kız. Yetişme şartları onu gerçek bir hanımefendi yapmış. Soylu ve zengin bir çok taliplilerinin arasında amcasının oğlu Mahsur'da var. Mahbube hiç kusurları olmayan taliplilerine rağmen gönlünü marangoz çırağına kaptırıyor. Öyle sevdalanıyor ki gözü başka hiç bir erkeği görmüyor. Tek istediği marangoz çırağı Rahim'in karısı olmak. Ailesi bu durumu öğreniyor. Tüm karşı çıkmalara rağmen babası sonunda kızının Rahim'le evlenmesine izin vermek zorunda kalıyor. Ailesi kızlarına rüya gibi bir düğün yapacak maddi güçte olmalarına rağmen Mahbube'yi  bir kedi yavrusu evlerinden çıkıyormuş gibi özensizce evlendiriyorlar. Bu duruma Mahbube çok içerlense dahi Rahim'le evleniyor olduğu için umursamamaya gayret ediyor. Babasının,  Mahbube evden çıkarken ki son sözü ise şudur.:"Artık bu eve adımını atmayacaksın. Ne zaman o adamın karısı olmasın, o vakit bu eve giresin."
          Rahim evliliklerinin başında gerçek yüzünü göstermiştir. Mahbube evliliklerinin yıl dönümü daha gelmeden pişmanlık duyar.Rahim ciğeri beş para etmezin tekidir. Aşağılık adam Mahbube'ye manevi olarak türlü türlü işkenceler yapar ve artık fiziki şiddet de uygulamaya başlamıştır. Bu mahbube için fakirliklerinden çok daha dayanılmaz gelir.
          Mahbube'nin ablası, kardeşi, anne ve babası ile damatlar bir daha Mahbube'yi görmek istemezler. Mahbube ailesini çok özlemesine rağmen göremeyecek olduğunu iyi biliyordur. Tesellisini babasının ona söz vermiş olduğu aylığı ayda bir kez getiren dadısında bulur. Dadısın aylığını getirmesini dört gözle bekler ama onun beklediği para değil evinden gelen dadısıdır..
          Mahbube'nin sahip olduğu tek varlığı olan beş yaşındaki oğlu ölür.Oğlunu gömerken bile ailesi onun yanına gelmezler.
          İkinci çocuğa hamile kalır ama bu çocuğu hiç istemez. Rahim gibi adam çocuk sahibi olmayı hak etmiyordur. Bu nedenle Rahim'den gizli çocuğu ilkel yöntemlerle düşürmeye çalışır. Bu düşük Mahbube'nin bir daha çocuk sahibi olamasını engeller. Rahim artık aldatmaya da başlar ve Mahbube'yi öldüresiye döver.
Mahbube bu dayaktan sonra soluğunu babasının ikinci karısının evinde alır. Kadın onu çok iyi karşılar ve babasını çağırır. Babası hemen gelir ve kızına sorduğu soru "Ondan boşanacak mısın?" olur. Mahbube "evet" deyince babası kızına sahip çıkar ve evlerine götürür. Amcasının oğlu Mahsur iki kez evlenmiştir. İki karısı da  Mahbube'yi kalbinden söküp atamamıştır. Mahsur, Mahbube'yi görür görmez ona tekrardan evlenme teklifinde bulunur. Mahbube Mahsur'un üçüncü karısı olduğunda 22 yaşına yeni girmişti.
          Mahsur'un ona karşı davranışları nazikçedir  Mahbube yavaş yavaş Mahsur'a aşık olmuştur. Rahim'e duyduğunun aşk olmadığını, sadece 15 yaşındaki kızın hevesi olduğunu anlar. Mahsur'u karısıyla paylaşıyor olmanın kıskançlığına birde ona çocuk verememenin üzüntüsü eklenince Mahbube yine mutsuz olur. Eğer Mahsur'un ilk evlenme teklifini kabul etseydi Mahsur'un tek eşi ve çocuklarının annesi o olacaktı. Bu durum onu hırçınlaştırmaktadır. Mahsur'la tartışırlar. Bu tartışma onların birbirlerine içlerini dökmelerini sağlar. Bundan sonra Mahbube her şeyi olduğu gibi kabullenmeye başlar.

          Mahbube'nin Rahim'le olan evliliği çok acılarla geçmiştir. Kendilerine layık olmayan bir evlilik yaptığı için kızlarından utandılar ve onu ölmüş saydılar. Kitabın tanıtımında "kitabın hangi kültürde olursa olsun, eş seçiminde anne ve babanın iç güdülerine kulak verilmesi öğütlüyor. Sadece duyguların yönlendirilmesiyle bütün yaşamı etkileyecek bir karar almadan önce, durup bir kez daha düşünmeye davet ediyor." yazısı olsa da ben Mahbube'nin Rahim'ye evli iken yaşamış olduğu zindan hayatını okurken asıl Mahbube'nin ailesini suçladım.
      Çocuklarımız yanlış seçimler, yanlış kararlar alabilirler. Bu onlara " O vakit ne halin varsa gör." dememizi gerektirmez. Mahbube'yi tek başına bırakmaları, ona destek olmaları Rahim'in ekmeğine yağ sürmek değil de neydi? Her ne olursa olsun evlatlarını sahipsiz bırakmamaları gerekmekteydi. Baba kızından manevi desteğini çekmemiş olsaydı Mahbube bu kadar acılar yaşamayacaktı ve yaşamı boyunca kendini kahretmeyecekti.  

             Bana göre bu kitabı anne babalar okumalılar. Çocuklarımız yanlış seçim yapabilirler. Her ne olursa olsun onların bir daha asla kapanmayacak yaralar almamaları için yanlarında olmalıyız. Elimizi eteğimizi onlardan çekmekle olmaz.

7 yorum:

  1. Özeti okurken etkilendim.Acaba kitabı okursam nasıl bir durumda olurum..
    Doğu romanlarında hep bir mistik ve masalsı anlatım olur..Ben bu eserde de bunu hissettim..
    ve de birde kadınların hep ezilmesi...
    Afgan yazar Khaled Hossei'nin Bin Muhteşem Güneşi,savaş ile birlikte din kisvesi altında kadın için kaybedilen değerlerle birlikte kadının ezilmesi anlatılıyordu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arkadaşım, hoş geldin. Okurken beni çok etkilemişti. Hem kurgusu hem de yazarın süslü anlatımı. Oku canım. Beğeneceksin.
      Khaled Hossei''in Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneş'i ni okudum. Hangisini daha çok sevdim? Bin Muhteşem Güneş'i .Orada biz kadınlar vardı. Sanıyorum bu nedenle yazarın o romanını beni daha çok etkiledi.
      Uçurtma Avcısı'nı okumadıysan onuda oku canım.

      Sil
  2. Tanıtımınızdan anladığım kadarıyla hoş bir kitap.Denerim bunu da.Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence deneyiniz. Memnun kalacaksınız:)
      Ben teşekkür ederim.

      Sil
  3. yazarı ve kitabı duymamış olmam beni kitap konusunda daha da heyecanlandırdı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günaydınlar Kitap Eylemcisi. Okurken bambaşka bir anlatımla karşılaşıyorsunuz. İçten ve samimi bir anlatım. Okuyun. Pişman olacağınızı hiç sanmıyorum.

      Sil
    2. Aynen öyle okurken pişmanlık bi yana elinizden düşürmezsiniz Tek kelimeyle mükemmel...her saayfada fersah fersah hüzün var ama yine de çook güzel

      Sil