31 Aralık 2013 Salı

MUTLU YILLAR


             Yeni bir yıla girmemize saatler kaldı. 2013 yılında iyi günler de yaşadık, kötü günler de. Dileğim 2014 yılında, iyi günlerimiz, kötü günlerimizden çok daha fazla olsun. Sağlığımız ve huzurumuz yerinde, paramız isteklerimizi gerçekleştireceğimiz kadar ne eksik ne de fazla olsun. Kitaplarımız ise bol bol olsun.


19 Aralık 2013 Perşembe

Her Kadın Gibi / Sigrid Undset

 Sigrid Undset

           "Her Kadın Gibi"nin yazarı Sigrid Undset, küçük, şirin bir Danimarka şehrinde; 20 Mayıs 1882 yılında, Kalundborg'da dünyaya geliyor. Daha çok küçük yaştan, sanata karşı bir heves duymuştu. Okulda dersleriyle pek ilgilenmiyordu. Onun en sevdiği şeyler; resim yapmak, kırlarda dolaşıp çiçek toplamak, ırmakta kürek çekmekti. Derslerine çalışmayışı tembelliğinden değil, onlara karşı ilgi duymayışındandı. Kendisini yakından tanıyan, arkadaşları, öğretmenleri onun "bambaşka yaradılışta" çocuk olduğunu anlıyorlardı.
        Sigrid on bir yaşındaydı, babası öldü. Fakir kaldılar. İki kardeşi daha vardı. Anneleri, çalışıp çabalayarak, onları zor geçindiriyordu. Sigrid'i babası Kristiana'da açılan özel karma bir okula vermişti. Okulun sahibi, kızı, haylazlığından dolayı, pek sevmezdi. Sigrid'in kaydı oradan silindi.
           Annesi onu, geçinmelerine de yardımı olsun diye; ticaret okuluna verdi. Hayata atıldı. Az çok para kazanıyor, kendi istediği gibi çalışmaya da imkan buluyordu.
            Yirmi beş yaşına geldiği vakit iki kitabı çıkmıştı. Onlardan da biraz para kazanmaya başlamıştı. Sonra sonra kendini büsbütün okuyup yazmaya verdi. Babasından kalan tarih kitapları, bilgi kaynakları onun önüne geniş bir dünya seriyordu


            Sigrid Undset 1911'de bir ressamla evlendi. Üç çocuğu oldu.
        İlk kitabı "Gelin Tacı", ikincisi "Her Kadın Gibi" olan bu romanlar, XX. yüzyıl dünya edebiyatının şahikalarından biri, belki de başlıcasıdır.
            Sigrd Undset 1928'de, Nobel Edebiyat Ödülü'nü "Her Kadın Gibi" eserinden kazandı.
            Sigrid Undset 1949 yılında hayata gözlerini yumdu. 


Edit: Kitaptaki üç sayfalık yazar hakkındaki bilgilerden, yazarın hayatını özetledim.


Her Kadın Gibi
         
Yazarı: Signid Undset
Yayınevi: Elips Yayınları
Çevirisi: Samih Tiryakioğlu
Sayfa: 384

             "Her Kadın Gibi" de fırtınalı bir aşkın hikayesidir. İçli ve çok hassas bir kadın olan Kristin'in destansı olan aşkı anlatılıyor.

           Çok güzel bir kız olan Krstin evin iki çocuğundan büyük olanıdır. Babası Lavrans'ın gözbebeğidir. Babası, Kristin'e karşı her zaman şefkatli olmuştur. Lavrans, hep Kristin'le övündü. Hayatta en çok Kristin'i sevdi. Öyle ki karısı, kızına olan sevgisini kıskanacak diye çekinirdi.

          Babası, kızını mesut edeceğine inandığı Simon ile Kristin'i nişanlamıştı. Simon ile nişanlıyken, Kristin, Erlend'le karşılaşır. Erlend'i çok sever. Erlend'i kendisine bağlamak için onunla birlikte olur. Tek istediği onun sevgisini kazanmaktı.

           Simon hayatı boyunca namuslu ve dürüst yaşayan çok asil bir genç adam oldu. Simon yıllar sonra Kristin'in hayattaki tek kardeşi olan kız kardeşi Ramborg'la evlenir. Simon, Kristin'e karşı hep iyi davranır. Başka bir erkeği ona tercih etmesine rağmen onun için kötü düşünmez, kin duymaz, intikam almaya kalkışmaz. Kristin'e karşı her zaman anlayışlı olan tavrını sürdürür. Simon, Kristin'in her zor anında yanındadır. Ona hep destek olur.

         Kristin'in Simon ile olan nişanı bozulmuştur. Erlend'se, metresi Eleni'yi bırakarak Kristin'le evlenmek için babasından kızını ister. Erlend'in Eleni'den bir kız, bir erkek iki evladı vardır. Erlend hiç bir zaman Eleni ile bir evlilik düşünmemiştir. Buna rağmen Eleni bu olay üzerine intihar eder. Kristin üvey oğlunu hep sevmiştir. Onu, babasından bile daha çok düşünür. Üvey kızıyla ise bir türlü iyi geçinemezler. Aralarında her zaman sorunlar olur. Tüm bu zamanlarda Kristin olgunluğunu elden bırakmaz. Sabırlı olur.

          Kristin evlenmeden önce bir erkekle birlikte olduğu için büyük bir günah işlediğini düşünür. Ailesinin şerefini, namusunu berbat ederek yok ettiği kanısından bir türlü kurtulamaz.

          Kristin, birlikte işledikleri günahtan dolayı kocasını affedemiyordu. Bu nedenle sürekli kocasını kışkırtıyordu. Aralarında tartışmalar çıkarıyordu. Kocasına derinden, gizli bir hınç duyuyordu. Ailesinden sert söz işitmediği için kocasından işitince de çok ağırına gidiyordu. İçli ve çok hassas olan Kristin, kocasıyla yaptığı tartışmalardan dolayı hem kendisini hemde kocası incitiyordu. Buna rağmen Kristin, Erlend'i her zaman güzelliğiyle büyülüyordu. 

          Ailesinin ona göstermiş olduğu iyilikleri, onlara acı çektirerek mükafatlandırdığı düşüncesiyle kendisini mutsuz eden Kristin, evlenmeden önce işlediği günahı, babası bağışlamadı sürece rahata, huzura kavuşmadı. 

          İlk oğluna Erlend'le ilk kez birlikte oldukları an hamile kalır. Bu nedenle, Tanrının işledikleri günahı çocuğundan çıkaracağına inanır. O çocuk için "bu bir günah çocuğudur" der. Doğum anına kadar hep çocuğun bir ucube olacağına kendisini iyice inandırmıştır.  Hayata gelen yedi oğluysa  Kristin'in düşüncelerinin aksine çok güzel doğarlar ve çok yakışıklı delikanlı olurlar.

         Kristin, çok hoş, mağrur bir duruşa sahipti. Her zaman dik bir duruşu vardı. Yedi çocuk doğurmasına rağmen hep genç bir kız kadar güzel ve çekiciydi. Çok yumuşak bir kalbi vardı. Ç ok içli ve hassas bir kişiliğe sahipti. 

         Kristin, hayatı boyunca Erlend'i çok sevdi. Başına her ne gelirse gelsin, hep cesur, sakin göründü. Kocasının çiftliğinin bakımını bir alın yazısı gibi kabul edip, bıkmadan, yorulmadan uğraştı, çabaladı. Çok becerikli, bilgili bir ev hanımı oldu.

          Tüm gebeliğin sıkıntılarına, doğum ıstıraplarına sabırla dayandı. Her doğan çocuğuyla birlikte kendisini daha cesur ve kuvvetli, zengin hissediyordu. hep aklı çocuklarıyla doluydu. Ne yapıyor, ne düşünüyorsa, hep onlar içindi. 

         Erlend'se başkasına yapmış olduğu kötülükleri üzerine alma sorumluluğuna sahip olmayan bir karaktere sahipti. 

           "Her Kadın Gibi" yi Kış Okuma Etkinliği kapsamında "5. Kategori (15 puan): Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazarın bir kitabını okuyanlara." kategorisi için okudum kitaptır. Özellikle bu kitabı seçmemdeki sebep ülkemizde neredeyse hiç tanınmayan, Nobel Edebiyat Ödülü almış kadın yazar Signid Undset'i tanımak, tanıtmaktı. Çok doğru bir seçim yaptığımı düşünüyorum. Yazar, kadın dünyasını çok iyi tahlil etmiş. Bunu da kitabı ile çok iyi anlatmış. Boşuna değilmiş bu kitabıyla Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülmesi. Çevirinin yeterli olmadığı düşünceme rağmen yazarın anlatımındaki muhteşemliği okurken çok iyi hissettim.  Kadın ruhunu çok iyi anlatıyor.  Kitabın adı "Her Kadın Gibi", tam olarak kitabın içeriğinin özetidir. İçeriğine çok uygun bir ad olmuş.

14 Aralık 2013 Cumartesi

Ateşi Yakalamak / Suzanne Collins


            "Açlık Oyunları" serisinin ikincisi olan "Ateşi Yakalamak" adlı kitabın şimdi vizyonda olan sinema uyarlamasını izlemek için acele ile kitabı okumam gerekti. Doğrusu kitabın tamamını da bitiremeden filmini izledim. Kızım İpek, filmi benimle birlikte izlemeyi istedi. Kızımın derslerinden dolayı bir Cuma günü sinemaya gitmesi uygundu. Durum böyle olunca kısacık zamanda ilk kitabı ve ardından ikincisini okumam gerekti. İpek, serinin üç kitabını beş günde okumuş olduğu için, üç günlük sürede ilk iki kitabı okurum diye düşünüyordum ama Perşembe akşamı hesapta olmayan akşam yemeği ziyafeti, kitabı okuma planımı altüst etti.


           "Ateşi Yakalamak"yı okumadan önce Açlık Oyunları"nın ilk kitabını 1.5 gün gibi çok kısa zamanda okuyup bitirmiştim. "Ateşi Yakalamak"yı ise, hiç yerimden kalkamadan, 250 sayfasını Ankamall'deki sinemanın, 15:00 seansına kadar ancak okuyabildim. Önce kitabı okuyup sonrasında filmleri, dizileri izlemek benim tercihimdir. Akşam sinemadan eve gelince, kitabın kalan 150 sayfasını okuyup, bitirdim. Kitabın gidişatını bilmeme rağmen büyük bir istekle kalan sayfaları okudum.



           "Açlık Oyunları" serisinin, okumuş olduğum  ilk iki kitabını çok beğendim. Filmi de çok başarılı bir kitap uyarlaması olmuş. En kısa zamanda kitabın üçüncüsünü okumayı istiyorum.

          "Ateşi Yakalamak" yı Kış Okuma Etkinliği kapsamında "8. Kategori (20 puan): Sinemaya uyarlanmış bir kitabı okuyup filmini izleyenlere." kategorisi için okudum.

Umut / Andre Malraux


Yazar:  Andre Malraux
Yayınevi: İletişim Yayınları
Çeviren: Attila İlhan
Sayfa: 569
              Fransız yazar ve siyaset adamı (bir dönem Fransız Kültür Bakanlığı görevini üstlenmiştir)  Andre Malraux'un dünyada bir çok dile çevrilmiş olan "Umut"adlı romanı, İspanya İç Savaşını konu almıştır. İspanya İç Savaşında etkin rol almış olan yazar "Umut" ile İspanya İç Savaşının tüm acımasızlığını gözler önüne sürmüş. 
              "Umut"u, Kış Okuma Etkinliği içerisinde 
"10. Kategori (25 puan):Yasaklanmış bir kitap okuyanlara."
kategorisi için okudum. İspanya İç Savaşını konu alan roman komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle 1968 yılında Türkiye'de 4. Sulh Ceza Mahkemesinin kararıyla toplatılmıştır.

5 Aralık 2013 Perşembe

Kar Yağacak / Levi Henriksen

Yazar: Levi Henriksen
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Çevirmeni: Banu Gürsaler
Sayfa: 268
Türü: Roman
          Dan Kaspersen ve küçük kardeşi Jakob, Norveç- İsveç sınırına yakın bir kasabada yaşamaktadırlar. İki kardeş daha çok küçük yaşlarındayken anne ve babalarını bir kazada kaybederler.. Denizci olan amcaları, yeğenlerinin koruyucu aile yanına verilmesine şiddetle karşı çıkar ve onları birbirlerinden ayırmamak için kol kanat gelir. Hikayede amca da etkin. Ben amcayı çok sevdim.
        Olaylar -35 dereceye varan ağır kış şartlarında geçer. Öyle ki hikayenin baş kahramanı Dan Kaspersen, evinin su boruları donduğu  için, karı eritip, kar suyuyla kahvesini yapmaktadır. Kayak ayakkabıları ve sopaları olmadan yolları yürümek çok zordur.
          Yazarın deyimiyle Dan Kaspersen 'in yolları, hep ana yollardan sapmalardan ibaretti. Hayatında çizmiş olduğu bir yolun olmaması sebebiyle uyuşturucu kaçakçılığı yapar. İlk kaçakçılığında 2 kilo esrarla yakalanır. Hapishaneden çıktığı hafta kardeşinin intihar etmiş olduğunu öğrenir. Dan'e bu intihar manasız, anlaşılmaz ve inanılmaz gelmektedir. 
         "Kar Yağacak"ın kurgusu güzeldi ama yazar eseri güzel derleyip toparlayamamış. Hikaye güzel olmasına rağmen okuru boğan, gereksiz uzatılmış bir romana dönüşmüş. Özellikle tavsiye edebileceğim eser değil.

          Kış Okuma Etkinliği kapsamında "9. Kategori (20 puan): Adında kış mevsimine ilişkin bir sözcük olan veya konusunda kış teması olan bir kitap okuyanlara." kategorisi için seçmiş olduğum kitabımı bu şekilde okuyup bitirmiş oldum. Darısı diğer kategorilerin başına diyeyim.

23 Kasım 2013 Cumartesi

İnce Memed 1 / Yaşar Kemal

      Pinuccia'nın düzenlemiş olduğu Yazar Ayları kapsamında bu ay ki yazar 
Yaşar Kemal'di. 
 

                Bu etkinlik için benim seçmiş olduğum kitap "İnce Memed" serisin ilk kitabı olan "İnce Memed 1" oldu. Serinin diğer 3 kitabını ise Kış Okuma Şenliği kapsamında yer alan  "15. Kategori (40 puan): Bir üçleme veya aynı seriden üç kitap okuyanlara."en yüksek puanlı kategori için okumayı planlıyorum.




                   

            Bana göre bugüne kadar okumuş olduğum Türk Edebiyatı'nın içerisinde  en iyi eser "İnce Memed", en iyi yazar Yaşar Kemal'dir. Boşa değilmiş daha ilk eserinin onu evrenselleştirmesi ve ülkemizde ona büyük usta denilmesi.
    
          Yaşar Kemal'i evrenselleştirmiş olan "İnce Memed"in 1. kitabını bitirdiğimde hayretler içerisindeydim. İnsan nasıl hayret etmez ki? Nasıl olur bu şaheser yazarın ilk romanı olur!!! 

           Kitapta boşa yazılmış tek bir cümle yok.. Kısa ama vurgulu çok güzel betimlemelerle bezenmiş. Yazar, Anadolu'da geçen destanları da çok iyi özümlemiş. Egreti durmamış. Hepsi yerinde, güzel yazılmış. Yaşar Kemal, halkını iyi tanıyarak onu çok iyi araştırarak kaleme almış. Acaba diyorum onun kadar halkını çok iyi bilen bir başka yazarımız daha var mıdır?

     "YAŞAR KEMAL’in İnce Memed’ini okumadan ne Türk edebiyatı anlaşılır ne de Türkiye."

demiş Hürriyet Gazetesi yazarı Doğan Hızlan. Çok, çok doğru demiş. Meğer "İnce Memed"i okumadan Türk Edebiyatı'nı yalayıp yutmuş olsam dahi hiç önemi yokmuş.

              Haksızlığa karşı duran destansı İnce Memed'i benim gibi geç kalmadan okuyunuz.

19 Kasım 2013 Salı

Büyükelçi / Emir Kıvırcık

            
Yazarı: Emir Kıvırcık
Yayınevi: Goa Yayınları
Türü: Tarih/İnceleme/Araştırma
Sayfası: 224

            Görüş ve düşüncelerine çok değer verdiğim bir arkadaşımdan zaman zaman Behiç Erkin adını duyardım. Ben de merak ettim. Kimdir, nedir, neler yapmıştır dedim ve araştırdım. Meğer onun hakkında çok çeşitli kitaplar varmış. Behiç Erkin'i anlatan kitaplardan birisi olan "Büyükelçi"yi esasında Kış Okuma Şenliği kapsamında, "Bir biyografi veya otobiyografi okuyanlara." kategori kitabı olarak seçmiştim. Başlayınca aslında biyografi olmadığını anladım ve listemden çıkardım. 
          "Büyükelçi", Türkiye Paris Büyükelçiliği yapan Atatürk'ün en yakın arkadaşı ve silah arkadaşı Behiç Erkin'in Hitler'in Nazi Almanya'sına kafa tutan bir kurtuluş Savaşı komutanın 20.000 Türk asıllı Yahudi'nin hayatta kalmasına başrol olmasını anlatmaktadır.
         Memleketin ilk soyadları olarak, 9.'su Behiç Bey'e, Mustafa Kemal, Erkin olarak vermiştir. Mustafa Kemal'in Behiç Bey'e Erkin soyadını vermesinin çok büyük anlamı vardı. çünkü 'erkin'in kelime anlamı; içinde bulunduğu şartlar ne olursa olsun, o şartlardan etkilenmeden doğru düşünebilen, bağımsız kalabilen demektir. Bu kelime Behiç Bey'in kısa ve öz anlatmaktır. Atatürk, Behiç Bey'e bu soyadını verirken açıklamasını bu şekilde yapmıştır.
           Bir büyükelçinin Hitler'in Nazi Almanya'sına kafa tutan istikrarlı, kararlı tutumuna hayran kaldım. Behiç Erkin tüm dünyaya bir insanlık dersi vermiştir. Ben çok etkilendim. Diplomat, siyasetçi ve asker kimliğine hayranlık duyulmaması elde değil. Keşke Behiç Bey'in bu insanlık dersi film olarak çekilse. 

18 Kasım 2013 Pazartesi

Şah - Ru (Neslihan)'ın Kış Okuma Şenliği Etkinlik Listesi

Şah-Ru'nun bana göndermiş olduğu yazıyı kopyalayıp, yayınlıyorum.

Eral Ablam sayesinde haberdar ve dahil olduğum bu keyifli organizasyonda önceliği kütüphanemde çoktandır okunmayı bekleyen ya da okumamın üzerinden hatırlamayacak kadar zaman geçmiş kitaplarıma vererek, ihmal ettiklerimin gönlünü almak istedim. Ayrıca 32. İstanbul Kitap Fuarı’ndan yeni çıkmış olmamız da çoğu kategoriyi elimdekilerden tamamlayabilmemi sağladı. Kategorilere uygun kitaplar araştırırken bir yandan eğlendim bir yandan da yeni eserler keşfetmiş oldum. Öyle güzel bir etkinlik ki hazırlık aşaması bile faydalı yani.



1. Kategori (10 puan): Altın Kitaplar Yayınevi’nden çıkan bir kitap okuyanlara.

Dean R.Koontz – Yabancılar
Altın Kitaplar, 556 Sayfa
Kütüphanemin derinliklerinden bulduğum bu kitabı okuyup okumadığımdan emin değilim. Arka kapak özeti hiçbir kıvılcım uyandırmadı. O yüzden okumuşsam bile üzerinden yeni bir yaş grubuyla değerlendirecek zaman geçtiği kesin. Ben de bu kitabı başta Stephen King eserleri olmak üzere kütüphanemde oldukça eseri yer alan Altın Kitaplar kategorisinde değerlendirmeye karar verdim. 



2. Kategori (10 puan): Kütüphaneden ödünç alınmış veya sahaftan satın alınmış bir kitap okuyanlara.

Emine Işınsu - Azap Toprakları (1971 baskısı, sahaf festivalinden alınma)
Ötüken Yayınevi, 263 Sayfa
Kaçıncı olduğunu anımsamadığım bir sahaflar festivalinden alınmış 1971 basımlı ve sırtı boydan boya bantla kaplı, ilk sayfadaki özenli el yazısına göre 1972 yılında bir öğrenci tarafından sevgili öğretmenine armağan edilmiş buram buram yaşanmışlık taşıyan bu eser çoktandır ihmal ettiklerim arasındaydı. Kategorinin hakkını veren bir seçim oldu. 



3. Kategori (10 puan): Adında bir hayvan adı olan bir kitap okuyanlara.

E.W.Heine - Güvercin Gerdanlığı
Arion Yayınevi, 354
Bu kategoriye birden fazla aday çıktı. Ben önceliği kütüphanemde sırasını bekleyenlerden olduğu için Güvercin Gerdanlığı’na vermek istedim. Güncel eserler bazen fazla rol çalabiliyorlar ve daha eski veya fazla duyulmamış eserleri ihmal etmemize sebep olabiliyorlar. 



4. Kategori (15 puan): 600 sayfadan uzun bir kitap okuyanlara.

Peter Straub - Cehennem Kulübü
İthaki Yayınları, 759 Sayfa
Stephen King ile ortak yazdığı Kara Ev’den sonra Peter Straub’u takibe almaya karar vermiştim. Bu yüzden tek başına yazdığı bu eseri edinerek yazım tarzı hakkında fikir sahibi olmak istedim. Hatta bu eserini okuduktan sonra Kara Ev’i tekrar okuyup iki yazarın yazım tarzlarının hangi kısımlarda etkin geldiğini gözlemleme niyetindeyim. 



5. Kategori (15 puan): Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazarın bir kitabını okuyanlara.

Gao Xingjan - Ruh Dağı
Doğan Kitap, 550 Sayfa
Yanlış hatırlamıyorsam 4 yıl önceki kitap fuarından alıp okuduğum bir kitaptı. Sebebini hatırlamamakla birlikte (çok beğendiğim için mi yoksa daha olgun bir ruh haliyle okumam gerektiğine karar verdiğim için mi emin değilim) ilerleyen zamanlarda tekrar okumaya karar vermiştim. Bu etkinlik vesilesiyle tekrar okuyup hafızamı tazelemek istedim.



6. Kategori (15 puan): Türk edebiyatında klasik kabul edilen bir roman okuyanlara.

Namık Kemal – İntibah
İnkılap Kitabevi, 192 Sayfa
Bu çok mahcup olduğum bir kategori. Kitap arkadaşımda olduğu için yayınevi farkından kaynaklı bir hata oldu ve sayfa sayısının 192 olduğunu listeyi yaptıktan çok sonra öğrendim maalesef. Hoş görülür umarım.



7. Kategori (15 puan): Hiç okumadığınız bir ülke edebiyatından bir kitap okuyanlara.

Adil Yakuboğlu - Köhne Dünya (Özbek Ebediyatı)
Art Yayınları, 362 Sayfa
Bu en sevdiğim kategorilerden biri. Ben de elimden geldiği kadar farklı tür ve ülke edebiyatlarına değinmeye çalıştığımdan sırasını bekleyenler arasından seçmek kolay oldu. 



8. Kategori (20 puan): Sinemaya uyarlanmış bir kitabı okuyup filmini izleyenlere.

Aldous Huxley - Cesur Yeni Dünya
İthaki Yayınları, 333 Sayfa
1984’ten sonra distopya kitaplarına yönelmiştim. Bu sebeple fuarda ilk işim bu türün eserlerini toplamak oldu. Bu kategoriye de okumak için sabırsızlandığım bu kitabı seçmeye karar verdim. Üzerine filmini de izleyerek keyfimi katlayacağım.



9. Kategori (20 puan): Adında kış mevsimine ilişkin bir sözcük olan veya konusunda kış teması olan bir kitap okuyanlara.

Refik Halit Karay - Karlı Dağdaki Ateş
İnkılap Kitabevi, 200 Sayfa
Bu kategoride seçim yapmakta bayağı zorlandım. Elimdeki kitaplardan biri uyuyordu ama onu başka bir kategoriye daha uygun görünce bir düşünmedir aldı beni. Nihayet internette kelime odaklı araştırırken karşıma çıkınca, işte bu dedim. İçime sinen bir tercih oldu doğrusu.



10. Kategori (25 puan): Yasaklanmış bir kitap okuyanlara.

Ray Bradburry - Fahrenheit 451
İthaki Yayınları, 238 Sayfa
Cesur Yeni Dünya ile birlikte fuardan aldıklarım arasındaydı. İsabetli bir eşleşme oldu. Distopik eserler kitap tercih sıralamamda gittikçe üst sıralara yerleşiyor.



11. Kategori (25 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında yazılmış bir kitap okuyanlara.

Lord Kinross - Atatürk - Bir Milletin Yeniden Doğuşu 
Altın Kitaplar, 592 sayfa
Bu kategori de favorilerimden. Aynı zamanda üzerine en uzun düşündüğüm kategori. Çünkü incelediğim bir çok eser beni ikna etmedi. Bu konuda imdadıma Eral Ablam yetişti. Okumayı sabırsızlıkla beklediğim bu tavsiyesi için tekrar teşekkür etmiş olayım.



12. Kategori (25 puan): Yayınlanmış en az beş kitabı olan bir yazarın ilk kitabını veya romanını okuyanlara. 

Yakup Kadri Karaosmanoğlu - Kiralık Konak
İletişim Yayınları, 232 Sayfa
Taa okul zamanında okuduğum ve tekrar okunacak kitaplarım arasında liste başı olan bu kült eseri bu kategoride değerlendirmeye karar verdim. Bir de nacizane bir temennim, devam edip gelenekselleşmesini can-ı gönülden dilediğim bu etkinliğin bir sonrakinde bu kategorinin eser sınırı olmadan bir yazarın ilk kitabı olarak değerlendirilmesi yönünde. Biraz da daha az tanınan yazarlara şans verelim derim.



13. Kategori (25 puan): Bir biyografi veya otobiyografi okuyanlara.

Emre Caner - Kaplumbağa Terbiyecisi
Kapı Yayınları, 342 Sayfa
Bu kategoriyi de çok sevdim. Ve yalnızca bir biyografi ya da otobiyografi değil gerçekten hayatını merak ettiğim bir insana ait biyografi ya da otobiyografi olmasını istedim. Bu yüzden aklıma ilk gelen isimlerden Osman Hamdi Bey’i anlatan bir eser seçtim. Okumayı merakla bekliyorum. 



14. Kategori (30 puan): Okuma yazmayı öğrendiğiniz yıl ilk kez yayınlanmış bir kitap okuyanlara.

1990, W.Michael Gear & Kathleen O'Neal Gear - Kurtun İnsanları (Prehistorik Dönem)
Bilge Karınca Yayınları, 708 Sayfa
Çok zorlanacağımı düşündüğüm bir kategoriydi fakat ilk tamamladığım kategori oldu. Kütüphanemde sırasını bekleyenleri karıştırırken ismi görür görmez önce 9. kategori için kullanırım dedim. Fakat bir de basım yılına bakınca bu kategoride değerlendirmenin daha isabetli olacağını düşündüm. Basım yıllarına göre kitap aramak biraz daha zor zira.



15. Kategori (40 puan): Bir üçleme veya aynı seriden üç kitap okuyanlara.

Wilbur Smith - Mısır Serisi
Nehir Tanrısı / Altın Kitaplar – 446 Sayfa
Büyücüler Kralı / Altın Kitaplar – 540 Sayfa
Yedinci Papirüs / Altın Kitaplar – 477 Sayfa
Nehir Tanrısı’nı yıllar önce okuyup serinin tamamını okumaya karar vermiştim. Fakat sonraki iki kitabı aldığım halde son kitabı almadığım için öylece bekliyorlardı. Niyetim etkinlikten sonra 4. kitabı da alarak bu sefer seriyi tamamlamak. 



Bu güzel etkinliği organize eden Pinuccia'ya ve desteği için Eral Abla’ya çok teşekkürlerimle.

________________

17 Kasım 2013 Pazar

Okumakla İlgili Bir Özdeyiş

"Az bilmek için çok okumak gereklidir."
                                              Montesquieu

11 Kasım 2013 Pazartesi

Kış Okuma Şenliği Okuma Listem

         Pinuccia'nın hazırlamış olduğu okuma şenliği kaldığı yerden devam ediyor. Geçen Yaz Okuma Şenliği'nde kazanmış olduğum Nur İçözü'nün "Hürriyet" adlı kitabımı da aldım. Çok mutlu oldum. Darısı Kış Okuma Şenliği'ne.

         Etkinliğimiz katılmak isteyenler için tüm detaylar en ince ayrıntılarına kadar açıklandığı adres şudur.

         Oğlumla birlikte Ankara'dan, İstanbul'a Tüyap'ın düzenlemiş olduğu fuarı görmeye gittiğimiz için listemi açıklamam geçikti. Gidenlerin ortak şikayeti olan indirim oranlarının yetersizliğini biliyordum. Yine de fuarı görmeyi istedik. İyi de oldu. Oğlumla birlikte fuardan yorgun ama mutlu ayrıldık. Can Yayınları, Epsilon, Pegasus, Everest ve daha bir çok yayınevi indirim oranlarını çok düşük tutmuşlardı. O yayın evlerinden hiç bir şey almadım. Özellikle dikkatimizi çeken Can Yayınevi stadına bakınan kitapseverlerin azlığı oldu. Sanki o yayınevine bir protesto vardı. Bence bu yayınevine çok iyi oldu. Şapkalarını önlerine alıp birazcık düşünsünler. Kitap fuarlarını ticari bir kazanç elde etmek için kullanmasınlar.

      Kış Okuma Şenliği'nin kitap kategorilerini çok beğendim. Özellikle; 
       11. kategori, Ulu Önder Mustafa kemal hakkında yazılmış olan bir kitap
      6. kategori, Türk edebiyatında klasik kabul edilen bir roman
     2. kategori, kütüphaneden ödünç alınmış veya sahaftan alınmış bir kitap okuyanlara kategorileri çok iyi düşünülmüş. Bu kategorileri etkinliğimize katmış olduğu için Pinuccia'ya çok teşekkür ediyorum.

         Kış Okuma Şenliği'nde okuyacağım kitaplarım şunlar.(İnşallah değişiklik yapmam. Geçen şenlikte bir çok kez kitaplarımı değiştirmiştim. Bu sefer kitaplarımı belirlerken daha çok düşündüm.)

1. Kategori (10 puan): Altın Kitaplar Yayınevi'nden çıkan bir kitap okuyanlara.
          Benim için çok kolay bir kategori oldu. Sahaftan eski kitap almak benim en büyük keyfim olduğu için evde Altın Kitaplar'ının bir sürü kitabı okunmayı bekliyordu. Onların arasından birisini seçmek güzeldi.
Nobel Edebiyat Ödülü alan ilk ABD'li kadın yazar Peary S. Buck'ın bir kitabını seçtim.
Kadın Dünyası - Peary S. Buck
Altın Kitaplar  522 sayfa

2. Kategori (10 puan): Kütüphaneden ödünç alınmış veya sahaftan satın alınmış bir kitap okuyanlara.
            Çok mutlu olduğum bir kategori oldu. Sahafları gezmek, onlardan kitap almak beni hep mutlu etmiştir. Hiç sahaflara uğramayanları sahaflarla tanıştırmak için çok iyi bir fırsat olmuş. Esasında kütüphaneden ödünç alınmış kitap kategorisi ayrı olabilirdi. Zira o konuda da ben yetersizim. Orta okul ve lise yıllarımda kütüphanelerden çıkmazdım. Liseden sonra sadece çocuklarımın kütüphaneleri tanıması için kütüphaneye onlarla gittim. Keşke kütüphane alışkanlığım devam etseymiş. 
            Bu kategori için 1970 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Aleksandr Soljenitsın'ın bir eserini seçtim.
Kanser Koğuşu - Aleksandr Soljenitsın
Altın Kitaplar  519 sayfa (basım tarihi 1970)

3. Kategori (10 puan): Adında bir hayvan adı olan bir kitap okuyanlara.
          Bu kategoriye uygun evimizin kitaplığında henüz okumadığım çok sayıda kitap bulunmaktaydı. Seçim yaparken kitaplar arasında çok kararsızlık yaşadım. Kategoriye uygun kitap bulmak sorun...Çok sayıda uygun kitabımın olması sorun...Ne çok şey sorun olabiliyor.
Kelebek - Henri Charriere
E Yayınları  565 sayfa

4. Kategori (15 puan): 600 sayfadan uzun bir kitap okuyanlara.
          Uzun zamandır İthaki Yayınları basımlı Monte Cristo Kontu'nu almayı istiyordum ama kitabın fiyatı bana pahalı geldiği için hep erteliyordum. Tüyap Kitap Fuarı'nda, İthaki Yayınları bu kitaba özel,  %50 indirimle kampanya yapmışlardı. Anlayacağınız, bu kampanya  hazine bulmuşcasına beni sevindirmiş oldu.
Monte Cristo Kontu - Alexandre Dumas
İthaki Yayınları  1056 sayfa

5. Kategori (15 puan): Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazarın bir kitabını okuyanlara.
              Bu kategori için seçeceğim yazarı çok düşündüm. İstedim ki Nobel Edebiyat Ödülü almış olmasına rağmen ülkemizde pek tanınmamış bir yazar olsun. Öyle bir secim yaptığımı düşünüyorum.
              Eserlerinde gelenekler ve çağdaşlaşma çatışması ile dini değerleri ile kadının özgürlüğünü ele alan Sigrid Undset, Norveçli kadın yazar 1928'de Nobel Edebiyat Ödülü kazanmıştır.
Her Kadın Gibi - Sigrid Undset
Elips Kitap  384 sayfa

6. Kategori (15 puan): Türk Edebiyatında klasik kabul edilen bir kitap okuyanlara.
Osmancık - Tarık Buğra
Ötüken Neşriyat  356

7. Kategori (15 puan): Hiç okumadığınız bir ülke edebiyatından bir kitap okuyanlara.
            Etkinliğin en heyecan verici kategorilerinden birisi de bu kategoridir. Bu kategori, okuyucuları en çok tanınmış Alman, Fransız, Amerikan,  İngiliz ve Rus Edebiyatları dışında dünya edebiyatının balta girmemiş kısımlarını keşfetmeye teşvik ediyor. 
Eleni - Nicholas Gage (Yunan Edebiyatından)
Albatros Kitap  640 sayfa

8. Kategori (20 puan): Sinemaya uyarlanmış bir kitabı okuyup filmini izleyenlere.
              Kitaplığımızda okunmayı bekleyen kitabı ve şu sıralarda vizyonda olan filmi olan "Ateşi Yakalamak"
Ateşi Yakalamak - Suzanne Collins
Pegasus Yayınları 408 sayfa

9. Kategori (20 puan): Adında kış mevsimine ilişkin bir sözcük olan veya konusunda kış teması olan bir kitap okuyanlara.
             Kızılay'a her gittiğimde mutlaka Yapı Kredi Yayınevi'ne uğrarım ve son çıkan eserleri incelerim. Bir romanın hikayesi çok dikkatimi çekmişti. İyi ki almışım. İşte gerekli oldu =)
Kar Yağacak - Levi Henriksen
Yapı Kredi Yayınları  268 sayfa

10. Kategori (25 puan): Yasaklanmış bir kitap okuyanlara.
          Okuyacağım kitap, İspanya İç Savaşını konu alan roman Komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle 1968 yılında Türkiye'de 4. Sulh Ceza Mahkemesinin kararıyla toplatılmıştır.
Umut - Andre Malraux
İletişim Yayınları  569 sayfa

11. Kategori (25 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında yazılmış olan bir kitap okuyanlara.
            Pinuccia'nın Mustafa Kemal ATATÜRK'ü etkinlik kapsamımıza dahil etmesi çok anlamlı buldum.
"Kanatsız Kuşlar"ı sahaftan daha geçtiğimiz ay almıştım.
Kanatsız Kuşlar - Louis De Bernieres
Altın Kitapları  656

12. Kategori (25 puan): yayınlanmış en az beş kitabı olan bir yazarın ilk kitabını veya romanını okuyanlara.
        Bu kategori için favori yazarlarımı inceledim. Meğer "Ruhlar Evi", İsabel Allende'nin ilk eseriymiş. Yazarın bu ünlü kitabını okumak bir türlü kısmet olmamıştı. Okumak bu etkinlik kapsamına nasipmiş. 
Ruhlar Evi - İsabel Allende
Can Yayınları  432 sayfa

13. Kategori (25 puan): Bir biyografi veya otobiyografi okuyanlara.
Çoluk Çocuk - Patti Smith
Domingo Yayınları  308 sayfa

14. Kategori (30 puan): Okuma yazmayı öğrendiğiniz yıl ilk kez yayınlanmış bir kitap okuyanlara.
        Bu kategori için zorlanacağımı düşünmüştüm ama hiç öyle olmadı. Çok sevdiğim yazarın okumayı düşündüğüm kitabı meğer benim okumayı yazmayı öğrenmiş olduğum yıl olan 1974 yılında ilk olarak yayınlanmış. 
Kırk Yedi'liler - Fürüzan
Yapı Kredi Yayınevi  518  sayfa

 15. Kategori (40 puan): Bir üçleme veya aynı seriden üç kitap okuyanlara.
        Uzun zamandır kitaplığımda okunmayı bekleyen "İnce Memed" serisine gün doğdu. Kasım ayı yazar ayları etkinlik kapsamı için okuyacak olduğum bu serim tam yerini bulmuş oldu. 
 İnce Memed 2., 3. ve 4.Kitapları -Yaşar Kemal
Yapı Kredi Yayınevi  1727 sayfa
        
      Etkinlik için en çok Altın Kitapları ve Yapı Kredi Yayınevi'nden kitaplar seçmişim. Bu seçimlerim tamamen tesadüftür.

        Not: Kitap seçimlerine itirazı olan varsa iş işten geçmeden bildirsin. Yoksa itirazlarınıza kulak asmam =)


24 Ekim 2013 Perşembe

Okumaya Dair Ne Güzel Bir Özlü Söz

Okuma ihtiyacı barut gibidir, bir kere tutuşunca artık sönmez.
                    Victor Hugo

8 Ekim 2013 Salı

Etkinlik Tamamlanmıştır

Belirtmem gerekir ki, benim için çok keyifli bir etkinlik olmadı. Çünkü etkinlik kapsamı içinde yaşamımın en büyük acısını yaşadım. Etkinliğe katılan, tüm kitap seven arkadaşlarımın için keyifli bir etkinlik olmuş olmasını umuyorum.


Okumuş olduğum kitaplarım:

1-) 5 Puan: Kuralların hepsini boş verip canının istediği herhangi bir kitabı okuyanlara.
Fransız Teğmenin Kadını - John Fowles
Ayrıntı Yayınları  425 sayfa

2-) 5 Puan: Genel kural en az 200 sayfalık kitap okumak olsa da 150 sayfadan kısa kitap okuyanlara.
Olmayalı - Oruç Aruoba
Metis Yayınları  152 sayfa

3-) 20 Puan: Türü kurgu olmayan bir kitap okuyanlara.
Hz. Muhammed'in Hayatı - Martin Lings (İngiliz asıllı Müslüman yazar Martin lings'in üç yıllık araştırmasının eseridir)
İnsan Yayınları  375 sayfa

4-) 25 Puan: Romanın yazarı ve karakterlerinden birinin adı veya soyadı kendisininkiyle aynı olan bir kitabı okuyanlara.
Ufukların Sultanı Fatih Sultan Mehmed - Mustafa Armagan
Timaş yayınları  240 sayfa

5-) 30 Puan: kendi doğum yılında doğan veya ölen bir yazar tarafından yazılmış bir kitap okuyanlara.
Sevgilinin Geciken Ölümü - Murat Gülsoy (Yazarla aynı yılda doğmuşuz)
Can Yayınları  208 sayfa

 6-) 10 Puan: Okuduğun kitabın adında bir renk olanlara. 
(En zor karar verdiğim kategori bu oldu. Kaç kez kitabı değiştirdim ben sayamadım. İnşallah "Yeşil Yol" son olur. Meğer evde okunmayı bekleyen ne çok renk adlı kitabım varmış.)
Yeşil Yol - Stephen King
Altın Kitaplar  428 sayfa

7-) 10 Puan: Bir serinin ilk kitabı dışındaki bir kitabı okuyanlara.
Taht Oyunları serisinin Kargaların Ziyafeti (4. kitap)- George R.R Martin
 Epsilon Yayınları  497 sayfa

8-) 20 Puan: Esas mesleği yazarlık olmayan.
Ruhun Ateşi - Rita Hunter (Asıl adı Zeynep Avcı. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olup halen bir şirkette yönetici asistanlık yapmaktadır)
Epsilon Yayınları  496 sayfa

9-) 20 Puan: Hiç görmediği bir ülkede olayların geçtiği bir kitap okuyanlara.
Tahran'ın Damları - Mahbod Serajı (İran'da geçiyor. Hiç görmediğim bir ülke)
Pegasus Yayınları  400 sayfa

10-) 25 Puan: 400 sayfadan uzun bir kitap okuyanlara.
Güller - Leila Meacham 
Pegasus Yayınları  720 sayfa

11-) 15.Puan: kendisi dışında herkesin o kitabı okuduğunu düşünüp sonunda o kitabı kendisi de okuyanlara.
Ejderha Dövmeli Kız - Stieg Larsson
Pegasus Yayınları  646 sayfa

12-) 15 Puan: Yasaklanmış bir kitap okuyanlara.
Suç ve Ceza - Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
Türkiye İş Bankası Yayınları  687 sayfa


Okumuş olduğum kitaplarımın toplam sayfa sayısı 5.274

9 Eylül 2013 Pazartesi

2013 Yazında Hem Okuyalım Hem Eğlenelim mi? 9 Temmuz - 9 Eylül okuduklarım

          "2013 yazında hem okuyalım hem eğlenelim" etkinliğinde ben, hem okuyup hem de eğlenemedim. Büyük bir kayıp yaşadığım. Babamı kaybettim. Babam, 3. derece olan anestezi reanimasyon (hayat kurtarma odası) yoğun bakım odasında, hayatta kalmak vermiş olduğu mücadelesine 29. gün yenik düştü. Nur içinde yat canım babacığım. Allah'tan babama rahmet diliyorum.
            Babamın, hastanede yoğun bakım odasına alındığı günden bugüne kadar okumuş olduğum hiç bir kitaptan keyif alamadım.  


İki ayda etkinlik kapsamında okumuş olduğum kitaplarım şöyle:


9 Temmuz - 9 Ağustos okumuş olduğum kitaplarım:

1-) 5 Puan: Kuralların hepsini boş verip canının istediği herhangi bir kitabı okuyanlara.
Fransız Teğmenin Kadını - John Fowles
Ayrıntı Yayınları  425 sayfa

2-) 5 Puan: Genel kural en az 200 sayfalık kitap okumak olsa da 150 sayfadan kısa kitap okuyanlara.
Olmayalı - Oruç Aruoba
Metis Yayınları  152 sayfa

3-) 20 Puan: Türü kurgu olmayan bir kitap okuyanlara.
Hz. Muhammed'in Hayatı - Martin Lings (İngiliz asıllı Müslüman yazar Martin lings'in üç yıllık araştırmasının eseridir)
İnsan Yayınları  375 sayfa

4-) 25 Puan: Romanın yazarı ve karakterlerinden birinin adı veya soyadı kendisininkiyle aynı olan bir kitabı okuyanlara.
Ufukların Sultanı Fatih Sultan Mehmed - Mustafa Armagan
Timaş yayınları  240 sayfa

5-) 30 Puan: kendi doğum yılında doğan veya ölen bir yazar tarafından yazılmış bir kitap okuyanlara.
Sevgilinin Geciken Ölümü - Murat Gülsoy (Yazarla aynı yılda doğmuşuz)
Can Yayınları  208 sayfa

Okumuş olduğum kitapların toplam sayfa sayısı 1472 dir. Toplamış olduğum puan ise 85.



9 Ağustos - 9 Eylül okumuş olduğum kitaplarım:

10 Puan: Okuduğun kitabın adında bir renk olanlara. 
Yeşil Yol - Stephen King
Altın Kitaplar  428 sayfa

10 Puan: Bir serinin ilk kitabı dışındaki bir kitabı okuyanlara.
Taht Oyunları serisinin Kargaların Ziyafeti (4. kitap)- George R.R Martin
 Epsilon Yayınları  497 sayfa

20 Puan: Esas mesleği yazarlık olmayan.
Ruhun Ateşi - Rita Hunter (Asıl adı Zeynep Avcı. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olup halen bir şirkette yönetici asistanlık yapmaktadır)
Epsilon Yayınları  496 sayfa

20 Puan: Hiç görmediği bir ülkede olayların geçtiği bir kitap okuyanlara.
Tahran'ın Damları - Mahbod Serajı (İran'da geçiyor. Hiç görmediğim bir ülke)
Pegasus Yayınları  400 sayfa

25 Puan: 400 sayfadan uzun bir kitap okuyanlara.
Güller - Leila Meacham 
Pegasus Yayınları  720 sayfa

Okumuş olduğum kitapların toplam sayfa sayısı 2541 dir. Toplamış olduğum puan ise 85. Geçen ay toplamış olduğum puanım da 85'ti. 

İki ayda tüm okuduklarımın hesabı ise şudur:  2541 + 1471 = 4013 sayfa sayım
 85 + 85 = 170 toplam puanım

Not: Etkinlik kapsamından okumadığım iki kitabım kalmış durumda.

16 Ağustos 2013 Cuma

2013 Yazında Hem Okuyalım Hem Eğlenelim mi? 9 Temmuz - 9 Ağustos okuduklarım

"2013 Yazında Hem Okuyalım Hem Eğlenelim mi?" adlı etkinlik kapsamında, 9 Temmuz - 9 Ağustos okumuş olduğum kitapları babamın rahatsızlığı sebebiyle blogumda duyuramamıştım. Babamın durumunda hiç bir değişiklik olmadı. 3. derece olan (hayat kurtarma odası) anestezi reanimasyon odasında, hayatta kalmak için mücadelesine devam etmektedir. Doktorların bu aşamada sadece onun hayatta kalması için uygulamış oldukları acil müdahaleleri dışında yapacakları her hangi bir şey yok. Allah, babacığıma acılar çektirmesin.

9 Temmuz - 9 Ağustos okumuş olduğum kitaplarım:

1-) 5 Puan: Kuralların hepsini boş verip canının istediği herhangi bir kitabı okuyanlara.
Fransız Teğmenin Kadını - John Fowles
Ayrıntı Yayınları  425 sayfa

2-) 5 Puan: Genel kural en az 200 sayfalık kitap okumak olsa da 150 sayfadan kısa kitap okuyanlara.
Olmayalı - Oruç Aruoba
Metis Yayınları  152 sayfa

3-) 20 Puan: Türü kurgu olmayan bir kitap okuyanlara.
Hz. Muhammed'in Hayatı - Martin Lings (İngiliz asıllı Müslüman yazar Martin lings'in üç yıllık araştırmasının eseridir)
İnsan Yayınları  375 sayfa

4-) 25 Puan: Romanın yazarı ve karakterlerinden birinin adı veya soyadı kendisininkiyle aynı olan bir kitabı okuyanlara.
Ufukların Sultanı Fatih Sultan Mehmed - Mustafa Armagan
Timaş yayınları  240 sayfa

5-) 30 Puan: kendi doğum yılında doğan veya ölen bir yazar tarafından yazılmış bir kitap okuyanlara.
Sevgilinin Geciken Ölümü - Murat Gülsoy (Yazarla aynı yılda doğmuşuz)
Can Yayınları  208 sayfa

Okumuş olduğum kitapların toplam sayfa sayısı 1472 dir. Toplamış olduğum puan ise 85.

7 Ağustos 2013 Çarşamba

En Hüzünlü Bayramım


Yarın şeker bayramının ilk günü. Babamın ise yarın yaşamla mücadelesinin tam 15. günü olacak. Geçtiğimiz perşembe günü doktorların tüm mücadelesine rağmen babacığım solunum makinasına bağlandı. Artık  sözün bittiği, umutların tükendiği yerdeyiz.
Babamla birlikte çektirmiş olduğumuz son resmimiz. Üç ay önce ailemizle birlikte çok güzel bir gün geçirmiştik. Resmin sağındaki canım babam. Yanındaki yaşlılıktan gözleri artık göremeyen amcam. Benim omuzlarına elimi koyduğum halam. Ablam amcama sarılmış, amcamın kızı Suna ablam babama sarılmış. Babamın, amcamın ve halamın küçücük çocuklar gibi el ele tutuşmaları ne kadar duygulandırıcı bir tablo.

BABAM, CANIM BABAM SENİ ÇOK SEVİYORUM


Babam adını verdiğimiz en küçük torunu Halil ile en büyük yeğenimin düğününden bir resmi.





17 Temmuz 2013 Çarşamba

OKUMA ŞENLİĞİ | YAZ 2013 İlk kitabımı okudum.

5 Puan: Kuralların hepsini boş verip canının istediği her hangi bir kitabı okuyanlara.


Yazarı: John Fowles
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
Çevirmeni: Aslı Biçen
Sayfası: 425

Bu kategorideki benim okuduğum kitap Fransız Teğmenin Kadını - John Fowles'di. 5 puanlık bir kategori için çok daha basit bir kitap seçebilirdim ama ben bu kitabı bu kategoride okumayı tercih ettim. Fransız Teğmenin Kadını'nı 5 puan kategorisinde okumuş olsam da bana göre bu kitap en üst puan olan 30 puanı fazlasıyla hak edecek derinlikte bir kitaptır. Ağır bir kitap olmasına rağmen ama rahatlıkla anlaşılıyor. Kitabı çok beğendim. 

12 Temmuz 2013 Cuma

2013 Yazında Hem Okuyalım Hem Eğlenelim mi?

Sevgili Pinuccia, biz kitapseverler için yine çok güzel bir etkinlik başlatıyor. Bu etkinlik ilk önce çok karışık gelebiliyor. Ama kısa sürede hiçte karışık olmadığını ve çok zevkli bir etkinlik olduğunu anladım.

Etkinliğin merak ediyorsanız adres:
http://pinucciasbooks.blogspot.com/2013/07/2013-yaznda-hem-okuyalm-hem-eglenelim-mi.html#comment-form


Etkinlik kitaplarımı aşağı yukarı belirledim. Belki değiştireceklerim olabilir diye de açık bir kapı bırakmak istiyorum. Etkinlik kategorileri ve benim okumak için belirlediğim kitaplarım şunlardır:

5 Puan: Kuralların hepsini boş verip canının istediği herhangi bir kitabı okuyanlara.
Fransız Teğmenin Kadını - John Fowles
Ayrıntı Yayınları  425 sayfa

5 Puan: Genel kural en az 200 sayfalık kitap okumak olsa da 150 sayfadan kısa kitap okuyanlara.
Olmayalı - Oruç Aruoba
Metis Yayınları  152 sayfa

10 Puan: Okuduğun kitabın adında bir renk olanlara. (En zor karar verdiğim kategori bu oldu. Kaç kez kitabı değiştirdim ben sayamadım. İnşallah "Yeşil Yol" son olur. Meğer evde okunmayı bekleyen ne çok renk adlı kitabım varmış.)
Yeşil Yol - Stephen King
Altın Kitaplar  428 sayfa


10 Puan: Bir serinin ilk kitabı dışındaki bir kitabı okuyanlara.
Taht Oyunları serisinin Kargaların Ziyafeti (4. kitap)- George R.R Martin
 Epsilon Yayınları  497 sayfa

15.Puan: kendisi dışında herkesin o kitabı okuduğunu düşünüp sonunda o kitabı kendisi de okuyanlara.
Ejderha Dövmeli Kız - Stieg Larsson
Pegasus Yayınları  646 sayfa

15 Puan: Yasaklanmış bir kitap okuyanlara.
Suç ve Ceza - Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
Türkiye İş Bankası Yayınları  687 sayfa

20 Puan: Esas mesleği yazarlık olmayan.
Ruhun Ateşi - Rita Hunter (Asıl adı Zeynep Avcı. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olup halen bir şirkette yönetici asistanlık yapmaktadır)
Epsilon Yayınları  496 sayfa

20 Puan: Türü kurgu olmayan bir kitap okuyanlara.
Hz. Muhammed'in Hayatı - Martin Lings (İngiliz asıllı Müslüman yazar Martin lings'in üç yıllık araştırmasının eseridir)
İnsan Yayınları  375 sayfa

20 Puan: Hiç görmediği bir ülkede olayların geçtiği bir kitap okuyanlara.
Tahran'ın Damları - Mahbod Serajı (İran'da geçiyor. Hiç görmediğim bir ülke)
Pegasus Yayınları  400 sayfa

25 Puan: 400 sayfadan uzun bir kitap okuyanlara.
Güller - Leila Meacham 
Pegasus Yayınları  720 sayfa

25 Puan: Romanın yazarı ve karakterlerinden birinin adı veya soyadı kendisininkiyle aynı olan bir kitabı okuyanlara.
Ufukların Sultanı Fatih Sultan Mehmed - Mustafa Armagan
Timaş yayınları  240 sayfa

30 Puan: kendi doğum yılında doğan veya ölen bir yazar tarafından yazılmış bir kitap okuyanlara.
Sevgilinin Geciken Ölümü - Murat Gülsoy (Yazarla aynı yılda doğmuşuz)
Can Yayınları  208 sayfa



9 Haziran 2013 Pazar

Türkçeleri düzgün değil belki ama dünyayı çok daha iyi kokluyorlar

Burası Türkiye, bugün bizim kuşaktan çok farklı bir gençlik var. En azından daha nüktedan ve cevval zekalı. Belki daha az okuyorlar, Türkçeleri kullanılan bilgisayar yüzünden düzgün değil ama dünyayı daha çok kokladıkları belli.
İlber Ortaylı

http://www.milliyet.com.tr/turkceleri-duzgun-degil-belki-ama/ilber-ortayli/pazar/yazardetay/09.06.2013/1720367/default.htm

23 Nisan 2013 Salı

Canavar - Andres Roslund / Börge Hellström

Yazarı: Andres Roslund / Börge Hellström
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Çevirmeni: Levent Aydoğan
Sayfası: 416
              "Canavar" iki yazar tarafından kaleme alınmış oldukça başarılı bir eserdir. Bernt Lund yaşları çok küçük olan kızlara akla gelmedik şekillerde işkenceler yaparak tecavüz etmektedir. İnsanlık dışı işkencelerine hiç bir küçük kız dayanamaz ve çoğu iç kanama sonucu hayatlarını kayıp ederler.En son olarak yaşları 8-10 olan iki kıza tüyler ürpertici bir şekilde tecavüz edip öldürür. Bernt yakalanır. Dört sene sonra başka bir hapishaneye nakli sırasında görevlileri yaralar ve kaçar. Kaçmış olduğu gün güvenlik kurumlarının tüm önemlerine rağmen yine soluğunu küçücük kızların olduğu bir okulun bahçesinde alır. Cani avını yakalar. Sapık emellerini bu sefer ormanda gerçekleştirir. Öldürmüş olduğu kızın babası,  Bernt'in bir daha hiç bir kızın canını yakmaması için izini sürüp öldürmeye karar vermiştir. Kızın babası, sapığı yine bir okulun bahçesinde pusuda bulur. Acılı baba Bernt'i öldürür. 
             Babayı, eylem hazırlığında olan bir caniyi engellemiş olduğu için suçsuz bulurlar. Olaylar bundan sonra başka türlü gelişir. Bir insanın hayatını her ne olursa olsun bizler alabilir miyiz? Eğer ben o babanın yerinde olsam aynı şekilde can alır mıydım? Hala bunu düşünüyorum. Ben olsam ne yapardım, ne yapardım.
             Kitaptan çok etkilendim ve de çok beğendim. Her ne kadar gerilim romanı olarak kaleme alınmamış olsa da okurken okuru çok rahatsız ediyor. Okumaya dayanabilecek olan okusun derim. 21 yaşındaki kızım bu kitabı okuyacak olsa  günlerce etkisinden kurtulamaz. Bunu bildiğim için ona "Bu kitap kesinlikle sana göre değil. Dayanamazsın." diyerek okumasını şimdilik engelledim. Rahatsız edici boyutu yüksek olan bu çok çarpıcı ve düşündürücü romanı okumak için karar sizin.


           


Dünyanın Ucundaki Fener - Jules Verne

Yazarı: Jules Verne
Yayınevi: İthaki yayınları
Sayfası: 284
Çevirmeni: Alev Özgüner
            Dünyanın ucundaki bir adada gemi kazalarını önlemek amaçlı sürekli yanan bir fener vardır. Bu fenerin üç bekçisi bulunmaktadır. Gemilerin güvenlikleri için, dünyanın ucunda ıssız bir adada bekçilik yapan bu üç kişi büyük bir tehlike içinde olduklarından habersizlerdir. Adada yaşayan vahşi bir çete vardır. Bu çete çok tehlikelidir.
            Çete bekçilerden ikisini öldürür. Sağ kalan Vasquez yanına az miktarda yiyecek ve tabancasını alıp kaçar. Çetenin arama çalışmaları sonuçsuzdur. Ellerinden kaçırdıkları bekçiye bir türlü ulaşamazlar. Vasquez'in ise düşündüğü kendi hayatı değildir. Çok sevdiği iki arkadaşının intikamını almak ve adaya yaklaşmakta olan  gemileri bekleyen felaketi önlemek için yaşamak zorundadır.
          Aydınlanmamış olan adaya yaklaşan bir gemi kaçınılmaz son ile paramparça olmuştur.  Çeteden önce Vasquez gemiden yiyecek erzak alır. Hiç kimsenin sağ kalmadığından emin olan Vasquez  geminin ikinci kaptanını ağır yaralı bulur. Onu çete görmeden saklanmış olduğu yere götürür. Tedavi eder. Kaptan John Davis içinde artık tek bir amaç vardır. Çetenin daha fazla insanların hayatını almalarına engel olmaktır. 
             John Davis ve Vasquez birlikte sayıları oldukça fazla olan çeteyi yok edebilecekler mi? 
             Eser çok heyecanlı ve sürükleyici. Ben beğendim. Yazarın kurgusu çok iyi.

16 Nisan 2013 Salı

Kötü Karma - David Safier

Yazarı: David Safier
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Çevirmeni: İlhan Yabantaş
Sayfası: 320
Türü: Roman

            Almanya'nın başarılı haber sunucularından olan Kim Lange, kızını ve eşini kariyeri için hep ihmal etmektedir. Kim'in kariyer hırsı nedeniyle ailesine yeterince zaman ayırmaması  artık evliliklerinde ciddi çatlaklara yol açmaya başlamıştır. Kim, için önemli olan işinde rakipsiz olmaktır. Bu nedenle önüne kim çıkarsa onu acımasızca ezerken hiç vicdanı sızlamaz. İnsanlara faydalı olmayı hiç istemez. Kırıcıdır, ezicidir.  Karşısındakini anlamayı hiç bir zaman istemez. Annesini dahi anlamaya çalışmaz. Böyle bir kişiliğe sahip olduğu için çevresinde sevilen bir insan değildir.
           Alman TV Ödülü verileceği gün kızının doğum günüdür. Eşi, Kim'in kızının doğum gününde onu bırakıp gitmesini istemediği halde o gider. Ödülü de Kim alır. Ödül almış olduğu gece Rus Uzay İstasyonu'ndan kopan bir parça başına düşer. Bu parça Kim'in hayatına mal olur. Kim, yeni hayata karınca olarak geri döner. Kim defalarca yine, yine ölür. Bir kaç kez karınca, fare, köpek, solucan ve daha bir çok hayvan olarak yeniden dünyada yaşamaya başlar. Kim en son olarak Suma güreşçisi kadar çok şişman olan bir kadının bedenine girer. 
           Kim, ilk hayatında çok güzel şeylere sahipti. Güzel bir beden ve zeka ile birlikte onu seven bir eş, çocuk, iyi bir iş. Mutlu bir aile hayatını işiyle birlikte dengeleyebilecek zekaya sahip olmasına rağmen bunu kullanamadı. İnsan ömrünü boşa harcamış olduğunu ilk karınca olarak dünyaya yeniden geldiğinde anladı. Başkalarına yardım etmenin önemini de çok iyi kavramıştı. Ölümden sonraki hayatında, ölümden önce neyin önemli olduğunu artık çok iyi anlamıştı ama artık çok geçti. Yazar erkek olmasına rağmen kadının duygularını çok güzel kaleme almış.
            Çok basit bir dille yazılmış olan "Kötü Karma" aynı zamanda çok eğlenceli ve bir o kadar da düşündürücü olması nedeniyle çok keyifle okunuyor. Ben çok sevdim. Zaman zaman çok eğlenmiş olmama rağmen Kim'in, ailesini ölmeden önceki yaşamındaki umursamazlıkları nedeniyle duymuş olduğu pişmanlıkları okuyunca hüzünlendim. Bazı yerlerde gözlerim doldu. 
             Kimi okur, romanın zahmetsizce kaleme alınmış olduğunu düşünebilir. Bence yazar anlatmak istediğini çok iyi kurgulamış. Okuru sıkmadan, eğlendirici bir dille keyif alarak okumasını sağlarken aynı zamanda okurun düşüncelere sevk ediyor. Basit cümlelerle yazılmış olan eser kendi hayatınızı gözden geçirmenizi de sağlıyor. 

12 Nisan 2013 Cuma

Kızıl Damga - Nathaniel Hawthorne


Yazarı: Nathaniel Hawthorne
Yayınevi: Bilge Kültür Sanat
Sayfası: 264
Çevirmeni: Utku İlban Çoşkunoğlu
Türü: Roman

            Kızıl Damga" kitabının arka kapağında konu şöyle özetlenmiş.
         "Tutkulu bir genç kadın, onun korkak aşığı ve intikam ateşiyle yanıp tutuşan ihtiyar kocası...Bunlar 17. yüzyıl Boston'unun katı, geleneklerle örtülü dünyasında vuku bulan, tutkuyla geleneklerin çatıştığı bir trajedenin başkahramanları. Evli bir kadın olan Hester Prynne işlediği zina suçunun cezası olarak, üzerinde ahlak düşkünlüğünü simgeleyen kızıl bir harf taşımak zorunda bırakılır; bir anlamda içinde yaşadığı toplumun değer yargılarını hiçe saydığı için 'öteki' olarak damgalanır.Yaşadığı bu trajediyle sahip olduğu gücün farkına varan Hester, bu gücü ve duruşu ile doğmakta olan modern Amerika kadın kahramanın müjdecisidir. O günahlarıyla tek başına yüzleşirken adlarını açıklamaya yanaşamadığı korkak ve ikiyüzlü aşığı ile intikam hırsının çılgına çevirdiği kocası suçluluk, pişmanlık, intikam duyguları ile kendilerini bekleyen çarpıcı ve hazin sonu kendi elleriyle hazırlarlar."

            Altı yıl önceydi sanıyorum, "Kızıl Damga" adlı filmi izlemiş çok beğenmiş, çok etkilenmiştim. Dost Kitapevi'nde rafların arasında gezinirken  "Kızıl Damga" adlı bir romanı görünceye kadar çok beğendiğim filmin kitap uyarlaması olduğunu bilmiyordum. Aldım, okudum fakat beni filmi gibi etkilemedi. Bu benim için aslında bir ilk oldu diyebilirim. Çünkü okumuş olduğum kitabın eğer ondan uyarlanmış olan  filmi veya dizisi varsa kitabından daha çok beğenmemişimdir. Acaba diyorum filmini önce izlediğim için olabilir mi? Bir film veya dizi şayet kitaptan uyarlanıyorsa öncelikle o kitabı okur öyle filmini, dizisini izlerim. Bunun etkisinin olabileceğini düşünüyorum.
    "Kızıl Damga"nın başkahramanı Hester gibi başına her ne gelirse gelsin yıkılmadan ayakları üzerinde durabilen, gururlu, asil, dürüst, çalışkan kadınları anlatan kitapların beni çok etkilemesine rağmen bu kitap çok etkileyemedim. Katı din kurallarının cezası olan kızıl "A" damgasını insanların arasına karışıp herkesin bulunduğu yerlerde yürüyüp dolaşırken başını hep dik tutan, asla insanların içinde ezilip, büzülmeden, göğsünün için için ne kadar yandığını hissettirmeden taşıyan Hester'ın hikayesi sizi etkileyebilir. Bence sizin okumanızda fayda vardır.