8 Ocak 2013 Salı

Eylül - Mehmet Rauf


Yazarı: Mehmet Rauf
Yayınevi: Kabalcı Yayınevi
Sayfası: 302
Türü: Psikolojik Roman

            Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olan "Eylül" bir şaheserdir. Kitapta anlatılan yasak aşktır. Bu aşkın kahramanları Necip ve Suat'ın ruh halleri çok başarılı anlatılmış. Aynı zamanda doğa betimlemelerinin ve tasvirlerin çok güçlü bir anlatımla okuyucuya sunulması da eserin başka bir güzel yanı olmuş.
           Eser Suat, Necip, Süreyya ve Süreyya'nın kız kardeşi Hacer ile onun eşi Fatin arasındaki ilişkileri anlatıyor. Necip ve Suat'ın kendilerinden  iç durumlarını okuyoruz. Suat mutlu bir evliliği olduğunu sanan son derece naif , düşünceli, asil bir kadındır. Süreyya ile evlidir. Süreyya evine eşine bağlı bir adamdır ama eşinin ilgi alanlarıyla pek ilgilenmez ve hatta sıkılır durumdadır. Yaşamında denize büyük yer ayırmıştır. Suat ve Süreyya arasında gerçekten birbirini seven eşlerde olduğu gibi birbirine yetebilen bir arkadaşlıkları yok. İkisinin de zevk aldıkları alanlar bambaşka olması ilişkilerinde derin çukurlar açacaktır.
           Necip, Süreyya'nın yakın akrabasıdır. Bekardır. Sık sık evli çiftleri ziyaret eder. Bu ziyaretten Suat ve Süreyya çok memnun olurlar. Necip olmadan hiç bir günleri tam olmayacak kadar onlara boş gelir. Süreyya denize gittiği vakit Suat piyano çalar. Necip onu büyük zevkle dinler ve onun çalmasına destek olur. Ona besteler getirir.
           Necip'in evlenmesi için baskı yapılmaktadır. Necip için evlilikse Suat gibi naif, asil, tertemiz bir kadın olmadıktan sonra nereye yarayacaktır ki... Düşüncesi budur ama dile getiremez. Suat'a olan hayranlığının aşk olduğunu anlaması uzun sürmeyecektir. Artık içten içe Suat'la evli olan Süreyya'yı kıskanmaktadır. Suat en yakın arkadaşı olarak Necip'i görür ama zamanla bu dostluk onun için aşka dönüşür. O da aşık olduğunu anlar ama ikisi de birbirlerine söyleyemezler... Bu aşk için onlar acı çekmekteydiler  Suat eşi Süreyya'ya bağlıdır ve ona şefkat duyar. Yasak aşkla Necip'i sevmesi ona günden güne çok ağır gelecektir.
           Bir gün Suat eldivenin tekini bulamaz. Kaybettiğini düşünür. Oysa ki eldivenin tekini Necip alıp kalbinin üzerindeki cebinde taşır. Eldiveni koklar ve sever. Onun için o Suat'ın kokusudur. Onun tenine değmiştir. Tesadüfen Suat eldiveninin Necip'te olduğunu öğrenir. Birbirlerine anlamlı şekilde bakarlar. Bundan sonra onlar için mutluluk sadece ufak bir bakıştır. Sadece bu bakışlar onlara yetecekti. Bakışlarıyla birbirlerine ne kadar sevdiklerini anlatacaklardır.
           Kitabın sonu çok hazin. Aramızda okumayanınız varsa bu hazin sonu yazarak kitabın büyüsünün bozulmasını istemem ama şu kadarını yazabilirim ki Suat'ı, Necip mi yoksa Süreyya mı gerçekten seviyor son bunu çok açık gösteriyor. Bu anlamda bu hazin son Necip ve Suat'ın arasında yaşanan gerçek aşkın büyüklüğünü daha iyi anlattığı için güzel olmuş diye düşünüyorum.

          Geçen ay gerçek sevginin ve iki sevgilin arasındaki ilişki durumunun nasıl olması gerektiğini anlatan iki felsefi kitap okumuştum. "İle" ve "Biz - Romantik Aşkın Psikolojisi". Bu iki kitapta anlatılan ilişkinin sağlam olması için çiftlerin asıl çok iyi arkadaş olmaları gerektiği ve birbirlerini önemsemeleridir. "Eylül" de anlatılan aşk bunu kanıtlar cinstendir.

10 yorum:

  1. Eylül ü okuduğumda çok sevmiştim, etkilenmiştim, en çok da aşklarını kabullenip sadece o bakışlarla yetinecek kadar kadir kıymet ve değer yargıları sahibi olmalarıdı, zaten sonunda kimin gerçekten sevdiğini necip belli etti, ama ne kadar büyük bir aşk olursa olsun Süreyya yı hiç incitmediler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sandukam, ne kadar güzel yazmışsın:) Öyle değil mi? Hiç Süreyyayı incitmediler ve onu aşağılayacak bir davranışta bulunmadılar. Aşklarını çok yüce yaşadılar ve Necip yüce şekilde Suat'la birlikte sonsuza kadar birleşmek üzere ona gitti.
      Sevgilerimle.

      Sil
  2. Selam Kitaplarla Beslenmek.
    Bu kitabı ilk okuduğumda biraz şaşırmıştım. Türk Edebiyatında yasak aşkı anlatan hemde öyle güzel kelimelerle anlatan bir kitaptı Eylül.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülşahcığım merhabalar. Bu arada adım Eral. Adımla da hitap edilirsiniz:))
      Sadece bakışlarla sevgilerinin ifade edilmesi beni çok etkiledi. Sevgilerini hiç kirletmediler. Tertemiz içlerinde, ruhlarında yaşadılar ve sonsuza kadar birlikte oldular.
      Sevgiler canım.

      Sil
    2. Memnun oldum Eral. iyi akşamlar

      Sil
  3. bana göre en güzel yerli klasiklerdendir, defaatle okunabilir:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın Kitap Eylemcisi. En güzel yerli klasik ve de defalarca okunabilecek kadar şaheser bir yapıt.
      Sevgilerimle.

      Sil
  4. Bende geç okudum, 2012 yılı içinde ve aynı duyguları paylaşıyoruz:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Asabi Bakire, geçte olsa "Eylül" adlı muhteşem eseri okuduğumuz için şanslı sayıyorum kendimizi.)

      Sil
  5. Emeğinize sağlık çok hoş bir paylaşım olmuş bence :)

    YanıtlaSil