31 Aralık 2013 Salı

MUTLU YILLAR


             Yeni bir yıla girmemize saatler kaldı. 2013 yılında iyi günler de yaşadık, kötü günler de. Dileğim 2014 yılında, iyi günlerimiz, kötü günlerimizden çok daha fazla olsun. Sağlığımız ve huzurumuz yerinde, paramız isteklerimizi gerçekleştireceğimiz kadar ne eksik ne de fazla olsun. Kitaplarımız ise bol bol olsun.


19 Aralık 2013 Perşembe

Her Kadın Gibi / Sigrid Undset

 Sigrid Undset

           "Her Kadın Gibi"nin yazarı Sigrid Undset, küçük, şirin bir Danimarka şehrinde; 20 Mayıs 1882 yılında, Kalundborg'da dünyaya geliyor. Daha çok küçük yaştan, sanata karşı bir heves duymuştu. Okulda dersleriyle pek ilgilenmiyordu. Onun en sevdiği şeyler; resim yapmak, kırlarda dolaşıp çiçek toplamak, ırmakta kürek çekmekti. Derslerine çalışmayışı tembelliğinden değil, onlara karşı ilgi duymayışındandı. Kendisini yakından tanıyan, arkadaşları, öğretmenleri onun "bambaşka yaradılışta" çocuk olduğunu anlıyorlardı.
        Sigrid on bir yaşındaydı, babası öldü. Fakir kaldılar. İki kardeşi daha vardı. Anneleri, çalışıp çabalayarak, onları zor geçindiriyordu. Sigrid'i babası Kristiana'da açılan özel karma bir okula vermişti. Okulun sahibi, kızı, haylazlığından dolayı, pek sevmezdi. Sigrid'in kaydı oradan silindi.
           Annesi onu, geçinmelerine de yardımı olsun diye; ticaret okuluna verdi. Hayata atıldı. Az çok para kazanıyor, kendi istediği gibi çalışmaya da imkan buluyordu.
            Yirmi beş yaşına geldiği vakit iki kitabı çıkmıştı. Onlardan da biraz para kazanmaya başlamıştı. Sonra sonra kendini büsbütün okuyup yazmaya verdi. Babasından kalan tarih kitapları, bilgi kaynakları onun önüne geniş bir dünya seriyordu


            Sigrid Undset 1911'de bir ressamla evlendi. Üç çocuğu oldu.
        İlk kitabı "Gelin Tacı", ikincisi "Her Kadın Gibi" olan bu romanlar, XX. yüzyıl dünya edebiyatının şahikalarından biri, belki de başlıcasıdır.
            Sigrd Undset 1928'de, Nobel Edebiyat Ödülü'nü "Her Kadın Gibi" eserinden kazandı.
            Sigrid Undset 1949 yılında hayata gözlerini yumdu. 


Edit: Kitaptaki üç sayfalık yazar hakkındaki bilgilerden, yazarın hayatını özetledim.


Her Kadın Gibi
         
Yazarı: Signid Undset
Yayınevi: Elips Yayınları
Çevirisi: Samih Tiryakioğlu
Sayfa: 384

             "Her Kadın Gibi" de fırtınalı bir aşkın hikayesidir. İçli ve çok hassas bir kadın olan Kristin'in destansı olan aşkı anlatılıyor.

           Çok güzel bir kız olan Krstin evin iki çocuğundan büyük olanıdır. Babası Lavrans'ın gözbebeğidir. Babası, Kristin'e karşı her zaman şefkatli olmuştur. Lavrans, hep Kristin'le övündü. Hayatta en çok Kristin'i sevdi. Öyle ki karısı, kızına olan sevgisini kıskanacak diye çekinirdi.

          Babası, kızını mesut edeceğine inandığı Simon ile Kristin'i nişanlamıştı. Simon ile nişanlıyken, Kristin, Erlend'le karşılaşır. Erlend'i çok sever. Erlend'i kendisine bağlamak için onunla birlikte olur. Tek istediği onun sevgisini kazanmaktı.

           Simon hayatı boyunca namuslu ve dürüst yaşayan çok asil bir genç adam oldu. Simon yıllar sonra Kristin'in hayattaki tek kardeşi olan kız kardeşi Ramborg'la evlenir. Simon, Kristin'e karşı hep iyi davranır. Başka bir erkeği ona tercih etmesine rağmen onun için kötü düşünmez, kin duymaz, intikam almaya kalkışmaz. Kristin'e karşı her zaman anlayışlı olan tavrını sürdürür. Simon, Kristin'in her zor anında yanındadır. Ona hep destek olur.

         Kristin'in Simon ile olan nişanı bozulmuştur. Erlend'se, metresi Eleni'yi bırakarak Kristin'le evlenmek için babasından kızını ister. Erlend'in Eleni'den bir kız, bir erkek iki evladı vardır. Erlend hiç bir zaman Eleni ile bir evlilik düşünmemiştir. Buna rağmen Eleni bu olay üzerine intihar eder. Kristin üvey oğlunu hep sevmiştir. Onu, babasından bile daha çok düşünür. Üvey kızıyla ise bir türlü iyi geçinemezler. Aralarında her zaman sorunlar olur. Tüm bu zamanlarda Kristin olgunluğunu elden bırakmaz. Sabırlı olur.

          Kristin evlenmeden önce bir erkekle birlikte olduğu için büyük bir günah işlediğini düşünür. Ailesinin şerefini, namusunu berbat ederek yok ettiği kanısından bir türlü kurtulamaz.

          Kristin, birlikte işledikleri günahtan dolayı kocasını affedemiyordu. Bu nedenle sürekli kocasını kışkırtıyordu. Aralarında tartışmalar çıkarıyordu. Kocasına derinden, gizli bir hınç duyuyordu. Ailesinden sert söz işitmediği için kocasından işitince de çok ağırına gidiyordu. İçli ve çok hassas olan Kristin, kocasıyla yaptığı tartışmalardan dolayı hem kendisini hemde kocası incitiyordu. Buna rağmen Kristin, Erlend'i her zaman güzelliğiyle büyülüyordu. 

          Ailesinin ona göstermiş olduğu iyilikleri, onlara acı çektirerek mükafatlandırdığı düşüncesiyle kendisini mutsuz eden Kristin, evlenmeden önce işlediği günahı, babası bağışlamadı sürece rahata, huzura kavuşmadı. 

          İlk oğluna Erlend'le ilk kez birlikte oldukları an hamile kalır. Bu nedenle, Tanrının işledikleri günahı çocuğundan çıkaracağına inanır. O çocuk için "bu bir günah çocuğudur" der. Doğum anına kadar hep çocuğun bir ucube olacağına kendisini iyice inandırmıştır.  Hayata gelen yedi oğluysa  Kristin'in düşüncelerinin aksine çok güzel doğarlar ve çok yakışıklı delikanlı olurlar.

         Kristin, çok hoş, mağrur bir duruşa sahipti. Her zaman dik bir duruşu vardı. Yedi çocuk doğurmasına rağmen hep genç bir kız kadar güzel ve çekiciydi. Çok yumuşak bir kalbi vardı. Ç ok içli ve hassas bir kişiliğe sahipti. 

         Kristin, hayatı boyunca Erlend'i çok sevdi. Başına her ne gelirse gelsin, hep cesur, sakin göründü. Kocasının çiftliğinin bakımını bir alın yazısı gibi kabul edip, bıkmadan, yorulmadan uğraştı, çabaladı. Çok becerikli, bilgili bir ev hanımı oldu.

          Tüm gebeliğin sıkıntılarına, doğum ıstıraplarına sabırla dayandı. Her doğan çocuğuyla birlikte kendisini daha cesur ve kuvvetli, zengin hissediyordu. hep aklı çocuklarıyla doluydu. Ne yapıyor, ne düşünüyorsa, hep onlar içindi. 

         Erlend'se başkasına yapmış olduğu kötülükleri üzerine alma sorumluluğuna sahip olmayan bir karaktere sahipti. 

           "Her Kadın Gibi" yi Kış Okuma Etkinliği kapsamında "5. Kategori (15 puan): Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazarın bir kitabını okuyanlara." kategorisi için okudum kitaptır. Özellikle bu kitabı seçmemdeki sebep ülkemizde neredeyse hiç tanınmayan, Nobel Edebiyat Ödülü almış kadın yazar Signid Undset'i tanımak, tanıtmaktı. Çok doğru bir seçim yaptığımı düşünüyorum. Yazar, kadın dünyasını çok iyi tahlil etmiş. Bunu da kitabı ile çok iyi anlatmış. Boşuna değilmiş bu kitabıyla Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülmesi. Çevirinin yeterli olmadığı düşünceme rağmen yazarın anlatımındaki muhteşemliği okurken çok iyi hissettim.  Kadın ruhunu çok iyi anlatıyor.  Kitabın adı "Her Kadın Gibi", tam olarak kitabın içeriğinin özetidir. İçeriğine çok uygun bir ad olmuş.

14 Aralık 2013 Cumartesi

Ateşi Yakalamak / Suzanne Collins


            "Açlık Oyunları" serisinin ikincisi olan "Ateşi Yakalamak" adlı kitabın şimdi vizyonda olan sinema uyarlamasını izlemek için acele ile kitabı okumam gerekti. Doğrusu kitabın tamamını da bitiremeden filmini izledim. Kızım İpek, filmi benimle birlikte izlemeyi istedi. Kızımın derslerinden dolayı bir Cuma günü sinemaya gitmesi uygundu. Durum böyle olunca kısacık zamanda ilk kitabı ve ardından ikincisini okumam gerekti. İpek, serinin üç kitabını beş günde okumuş olduğu için, üç günlük sürede ilk iki kitabı okurum diye düşünüyordum ama Perşembe akşamı hesapta olmayan akşam yemeği ziyafeti, kitabı okuma planımı altüst etti.


           "Ateşi Yakalamak"yı okumadan önce Açlık Oyunları"nın ilk kitabını 1.5 gün gibi çok kısa zamanda okuyup bitirmiştim. "Ateşi Yakalamak"yı ise, hiç yerimden kalkamadan, 250 sayfasını Ankamall'deki sinemanın, 15:00 seansına kadar ancak okuyabildim. Önce kitabı okuyup sonrasında filmleri, dizileri izlemek benim tercihimdir. Akşam sinemadan eve gelince, kitabın kalan 150 sayfasını okuyup, bitirdim. Kitabın gidişatını bilmeme rağmen büyük bir istekle kalan sayfaları okudum.



           "Açlık Oyunları" serisinin, okumuş olduğum  ilk iki kitabını çok beğendim. Filmi de çok başarılı bir kitap uyarlaması olmuş. En kısa zamanda kitabın üçüncüsünü okumayı istiyorum.

          "Ateşi Yakalamak" yı Kış Okuma Etkinliği kapsamında "8. Kategori (20 puan): Sinemaya uyarlanmış bir kitabı okuyup filmini izleyenlere." kategorisi için okudum.

Umut / Andre Malraux


Yazar:  Andre Malraux
Yayınevi: İletişim Yayınları
Çeviren: Attila İlhan
Sayfa: 569
              Fransız yazar ve siyaset adamı (bir dönem Fransız Kültür Bakanlığı görevini üstlenmiştir)  Andre Malraux'un dünyada bir çok dile çevrilmiş olan "Umut"adlı romanı, İspanya İç Savaşını konu almıştır. İspanya İç Savaşında etkin rol almış olan yazar "Umut" ile İspanya İç Savaşının tüm acımasızlığını gözler önüne sürmüş. 
              "Umut"u, Kış Okuma Etkinliği içerisinde 
"10. Kategori (25 puan):Yasaklanmış bir kitap okuyanlara."
kategorisi için okudum. İspanya İç Savaşını konu alan roman komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle 1968 yılında Türkiye'de 4. Sulh Ceza Mahkemesinin kararıyla toplatılmıştır.

5 Aralık 2013 Perşembe

Kar Yağacak / Levi Henriksen

Yazar: Levi Henriksen
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Çevirmeni: Banu Gürsaler
Sayfa: 268
Türü: Roman
          Dan Kaspersen ve küçük kardeşi Jakob, Norveç- İsveç sınırına yakın bir kasabada yaşamaktadırlar. İki kardeş daha çok küçük yaşlarındayken anne ve babalarını bir kazada kaybederler.. Denizci olan amcaları, yeğenlerinin koruyucu aile yanına verilmesine şiddetle karşı çıkar ve onları birbirlerinden ayırmamak için kol kanat gelir. Hikayede amca da etkin. Ben amcayı çok sevdim.
        Olaylar -35 dereceye varan ağır kış şartlarında geçer. Öyle ki hikayenin baş kahramanı Dan Kaspersen, evinin su boruları donduğu  için, karı eritip, kar suyuyla kahvesini yapmaktadır. Kayak ayakkabıları ve sopaları olmadan yolları yürümek çok zordur.
          Yazarın deyimiyle Dan Kaspersen 'in yolları, hep ana yollardan sapmalardan ibaretti. Hayatında çizmiş olduğu bir yolun olmaması sebebiyle uyuşturucu kaçakçılığı yapar. İlk kaçakçılığında 2 kilo esrarla yakalanır. Hapishaneden çıktığı hafta kardeşinin intihar etmiş olduğunu öğrenir. Dan'e bu intihar manasız, anlaşılmaz ve inanılmaz gelmektedir. 
         "Kar Yağacak"ın kurgusu güzeldi ama yazar eseri güzel derleyip toparlayamamış. Hikaye güzel olmasına rağmen okuru boğan, gereksiz uzatılmış bir romana dönüşmüş. Özellikle tavsiye edebileceğim eser değil.

          Kış Okuma Etkinliği kapsamında "9. Kategori (20 puan): Adında kış mevsimine ilişkin bir sözcük olan veya konusunda kış teması olan bir kitap okuyanlara." kategorisi için seçmiş olduğum kitabımı bu şekilde okuyup bitirmiş oldum. Darısı diğer kategorilerin başına diyeyim.