7 Ekim 2014 Salı

Neslihan'ın (Şah-Rû) #BookChallengeTag (Kitap Mimi)

Eral Ablam'ın davetine memnuniyetle icabet edeyim.:)

1. İlk Hayranlığım: Cengiz Aytmatov - Toprak Ana
İlkokulda yani bana göre aslında derinliğini kavrayamayacak bir yaşta okuduğum halde içime işlemiş, üstüne beni ağlatmış bir kitaptır. O yaşta bile anlatımın gücünü ayırt edebilmiş ve "kelimeler insanı bu kadar etkileyebiliyorsa kitaplar şahane şeyler olmalı" demiştim. Yani zaman içerisinde bir "hobi"den günlük yaşam alışkanlığına dönüşen kitap sevgimi başlatmış olan eserdir. Aklıma düşmüşken bir etkinlikte mutlaka tekrar okuyayım.

2. Favori Serim: Stephen King – Kara Kule
Benim okumam da hemen hemen serinin tamamlanması kadar maceralı oldu. Kara Kule, seri olarak gerçekten farklı. Hem fantastik hem de 20 yıla yakın bir sürede yazıldığı için eş zamanlı ve tanıdık bir çok unsura sahip. Ayrıca seriyi okuduktan sonra yazarın eski ya da yeni eserlerinden birini okuduğumda Kule'ye dair detaylar yakaladıkça King'in kafasında ne kadar büyük bir yer kapladığını ve bir nevi "her şeyin Ka'ya hizmet ettiğini" daha iyi ayırt ediyorum. Belki herkesin sevebileceği bir seri değil ama sanırım okuyucu ile yazarı bu kadar birbirine yaklaştıran nadir eserlerden.

3. Favori Kitabım: Amin Maalouf - Semerkant
Şah-Rû rumuzumun da çıkış noktası olan bu eser aynı zamanda ilk okuyuşumdan itibaren favori yazarlarımdan biri olan Maalouf'u bana tanıştıran ilk kitaptır. Daha sonra okuduğum birbirinden güzel eserleri bir yana, yazarın genel tarzı olan masalsı dili ve gerçek kurguyla harmanlanmış hikaye örgüsünün zirveye vardığı bu eseri başka bir yana.

4. Favori Erkek Karakterim: Selim Işık (Oğuz Atay / Tutunamayanlar)
Raskolnikov soyundan olsa da Selim çok daha bizden. Belki de bu yüzden empati kurmak, dilinden anlamak hatta benzer dertlerden muzdarip olmak daha olası. Türk Edebiyatı'nda yaratılmış olmasından gurur duyduğum bir karakter. Öyle ki dünyasına uğramak isterdim, muhtemelen ben de o dünyada tutunamazdım ama yine de denemeye değerdi.

5. Favori Kadın Karakterim: Miss Marple (Agatha Christie eserleri)
Bunu esefle uzun uzun düşündüm. Ne yazık ki bende gerçekten iz bırakmış, bir anda ismini söyleyebileceğim güçte bir kadın karakter olmadığını farkettim. Belki ben fazla seçiciyimdir ama gerçekten çoğunluk üzerinde iz bırakmış kadın karakterlerin erkeklere göre oldukça sınırlı olduğunu da gözlemlemiş oldum. Bu üzücü durumu bir kenara koyarsak favorim değilse bile Christie eserlerinden birinde karşıma çıkınca yüzümde tanıdık bir gülümseme oluşturan bu mahallenin meraklı teyzesi tadındaki amatör dedektif karakteri oldukça ilgimi çekiyor. Aslında bazı yönleriyle itici gelebilecek bir karakter olmasına karşın kurgulanışındaki zeka beni etkiliyor. Bir çok olayı falanca olaya benziyor şeklindeki çıkarımlarla çözüyormuş gibi görünse de dinlemeyi ve gözlemlemeyi gerçek manada bilmesi ve sıradanlık örtüsü altındaki zekasıyla müstesna bir karakter.

6. Favori Okuma Saatim:
İstanbul trafiği ile başa çıkma yöntemi olarak kitap okumayı tercih ettiğim için zaman/mekan olayını aşmış olsam da devrilen günün ardından dinlenmek isteyen beden kadar kendi dünyasına açılmak isteyen beynim için en ideal saatler genelde akşamın geceye döndüğü saatler oluyor.

10 yorum:

  1. Semerkant'ı bende çok sevmiştim, daha doğrusu tüm Malouf kitaplarını severim... Kara Kule oğlumun favori serisi bende bir ara okuyayım bari :) Aytmatov'dan da Gün Olur Asra Bedel'i okumuştum hakikaten iyiydi... Toprak Ana'ya da bakayım... ne çok okunacak kitap var inanamıyorum :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de Gün Olur Asra Bedel'in içinden Sovyet baskısı endişesiyle çıkartılıp daha sonra ayrı kitap olarak basılan Cengizhan'a Küsen Bulut'u okumuştum. O yüzden Gün Olur Asra Bedel'i merak edip duruyordum. Evet öyle çok okunacak kitap var ki. Bazen keşke daha önce okusaydım diye hayıflandıklarım oluyor. Ama daha keşfedecek bir sürü hazine olması da heyecan veriyor.:))

      Sil
  2. Toprak Ana'yı çok yıllar önce okumuştum. Doğrusu şu an hafızamdan silinmiş:( Tekrardan okuyacağım. Semerkant ise benim senin yorumun üzerine okuduğum bir eser. Çok beğenmiştim. Sevgili Gül'ün de yazdığı gibi Amin M. büyük bir yazar. her kitabı okunası. Tutunamayanlar benim gözümü çok korkutuyor. Hala elime alıp okuyacak doğru zamanda değilim diye düşünüyorum. O kitabı okumak için sanıyorum kafanın içinin çok rahat olması gerekiyor. neslim biliyorsun kafamın içi hiç boş değil. Senle görüştükten sonra annemi tekrardan acile kaldırdım. 24 saat acildeydik:((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aa çok geçmiş olsunnn... umarım iyidir...

      Sil
    2. Çok teşekkür ederim. Annem hiç iyi değil. Bir anımız bir anımıza uymuyor. Bu nedenle dilediğim gibi okuyamıyorum.

      Sil
    3. tabi tabi öyle bir durumda okumak ne mümkün.. yine iyi bloga yazabiliyorsunuz... tekrardan çok geçmiş olsun inşallah en kısa zamanda sağlığına kavuşur...

      Sil
    4. Allah yardımcın olsun Ablacım. Hep diyorum senin şartlarında bu kadar okuyabilmen bile büyük başarı. Gerçi dediğin gibi bir nevi nefes molası hatta terapi gibi oluyor kitaplar. Ama Tutunamayanlar gibi eserler gerçekten ayrı zaman istiyor. Toprak Ana'yı birlikte okusak ne güzel olur. Sıradaki etkinliklerden birine uyar umarım.

      Sil
    5. Toprak Ana'yı inşallah diğer etkinlikte birlikte okuruz canım. Çok teşekkür ederim.

      Sil
    6. Gül, çok teşekkürler. Durumu hiç iyi değil(((

      Sil
    7. Eral şifa ve kolaylıklar diliyorum

      Sil