16 Kasım 2014 Pazar

Neslihan'ın (Şah-Rû) Güz Okuma Şenliği İlk Ay Raporu

7. Kategori (10 puan): Türk bir yazardan bir öykü kitabı.
Türk, yazar ve öykü kelimeleri bir araya gelince benim için Sait Faik oluyorlar.:) En sevdiğim yazarlardan biri olan ustayı birazcık kayırabilirim sanırım.

Sait Faik Abasıyanık – Son Kuşlar
İş Bankası Kültür Yayınları, 134 Sayfa

Okunan Tarih: 24 Eylül 2014
Yorum: Yazarın iyiden iyiye yalnızlığa çekildiği fakat henüz Alemdağ'da Var Bir Yılan kadar tepesinin atmadığı bir dönemin eseri olarak, ilk dikkat çeken yanı kuvvetli gözlemciliği. Buram buram deniz kokusu gelen satırlarla Burgazada’daki yaşamından kesitler sunduğu öykülerinde özellikle balıkçılık maceraları gülümsetiyor. Yine "sıradan" hayatları ve geçim derdindekileri odak almakla birlikte bu sefer o eski umudu yitirmiş görünüyor. Sürekli bir uyum sağlayamama, kendini diğer insanlardan soyutlama hali de gözden kaçmayacak kadar belirgin. Yer yer kabullenmiş çoğunlukla umursamaz tavırlarının altında geleceğin büyük kırgınlığının seslerinin duyulmaya başladığı bu öykülerde, en çok da yazarın samimiyeti kendini sevdiriyor.

1. Kategori (10 puan): İsminde sonbahar mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların güzün geçtiği bir kitap. 
Genelde isim bazlı kategorilerde kütüphanemden pek verim alamazdım ama bu sefer hangisini seçsem durumu yaşayarak ben de şaşırdım.:) Sanırım en sevdiğim mevsimi içten içe kayırmışım. Şaka bir yana nicelikten çok niteliğe önem verdiğim için isim bazlı kategoriler beni olumlu manada uğraştırıyor. Ve ararken gerek ben gerekse kütüphaneleriyle bana sponsor olan değerli kitapsever arkadaşlarım çok eğleniyoruz.

Wilbur Smith – Fırtına
Altın Kitaplar, 366 Sayfa

Okunan Tarih: 25/27 Eylül 2014
Yorum: Bir seriye daha ilk kitabından başlamayarak geleneğimi sürdürüyorum.:) İlk kitaptan bağımsız da okunabiliyor ama geçmişe yönelik cevap bulmayan bazı sorular için doğru düzgün sırasıyla okumakta fayda var. Fakat benim açımdan ilk kitabı okumaya yönelik hiçbir istek yok doğrusu. Gerek yazılı gerek görsel edebiyatta eğer baş karakteri sevmezseniz o eser takipçisini oldukça zorlar ya işte bu kitapta bunu yaşadım. Sean Cortney ciddi ciddi uyuz olduğum roman karakterleri arasında kesinlikle üst sıralara oynar. Çevresindekilerin hayatını fırtına gibi altüst etmekte üzerine olmayan bu karakter ne yapsa beni irrite etti. Tabi bu kişisel bir görüş. Sean'ı ve onun dev egosuyla ölçüsüz bencilliğini bir kenara koyduğumda ise bu sefer kara talihli kıta Afrika'ya dair kısımları oldukça yavan buldum. Belki devam romanı olduğu için savaşın gerekçeleri önceki kitapta kalmıştır. Ama bu haliyle de Afrika'nın gerçek zorlukları fazla es geçilmiş. Şartları zorlaştıranın ne olduğu, savaşın niye çıktığı ya da niye bittiği Sean karakterinin maskülenlikleri gerisinde kaynamış gitmiş. Bana kalırsa yazar bu konuyu Ballantyne Serisi'nde daha iyi işlemişti.

Bununla birlikte yine de objektif olmaya çalışarak aile odaklı bir eser olarak temiz ilerleyen bir kurguya ve akıcı bir dile sahip olduğunu belirtmeliyim.

8. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap.
Bu kategoride çok özel bir misafirimi ağırlıyorum. Kütüphanemin ilk yabancı bir yazardan imzalı olan kitabı. Pınar Hanım’ın bu güzel etkinliği sayesinde kazandığım kitapların en havalısı…:)

Mike Lancaster – İnsan Sürümü 0.4
Altın Kitaplar, 223 Sayfa

Okunan Tarih: 28/29 Eylül 2014
Yorum: Güzel ve etkileyici bir fikre sahip yalın bir bilimkurgu. Yalınlığı özellikle vurguluyorum zira bir çok bilimkurguda rastlanan Hollywood'a yakışır yüksek prodüksiyonlu maceralardan değil. Bu açıdan okuru ikiye bölebilir. Fantastik ağırlıklı bilimkurgu severlere basit gelebilir. Distopik havalı bilimkurgu severlere ise mantıklı gelecektir. Ben ikinci gruba girdiğim için keyif aldım. Person of Interest dizisinin de bu sezon değindiği üzere tam da analog/dijital çakışması yaşadığımız bu çağa göre oldukça güncel ve neden olmasın dedirten bir konuya ve gayet akıcı bir dile sahip. Özellikle bilgilendirme notları hem eğlenceli hem çarpıcı. Yalnız Kitabın kapağı büyük spoiler olmuş onu diyeyim.:)

18. Kategori (10 puan): 2014 yılında çıkmış bir kitap (Yabancı kitaplar için Türkiye’de ilk baskısını 2014’te yapması da kabulümüzdür).
Bu kategoriyi Sümüklü Papatya nickli sevgili arkadaşımın sponsorluğunda kolayca hallettim. Hatta yaz etkinliğinde getirip vermişti kitabı, yeni çıkanlar kategorisinde lazım olur diye. Şu sıralar Karagül dizisinde Sibel karakterini başarıyla canlandıran oyuncu/yazar Ebru Ojen’in bu ilk eserini ben de merak ediyorum.

Ebru Ojen – Aşı
Edebi Şeyler, 159 Sayfa

Okunan Tarih: 30 Eylül 2014
Yorum: Bir ilk kitap olarak fabrikasyondan uzak kendine özgü bir dile ve anlatıma sahip olması dikkat çekici. Cesur bir konuya ve masalcı bir dile sahip. Bir çok soru yerini bulsa da bazı yerlerde de kör gözüm parmağına hissi uyandırmıyor değil. Yine de finaline kadar özgünlüğünü koruyabilmiş bir eser.

4. Kategori (10 puan): Adında bir meslek geçen bir kitap.
Sonbahar temalı kategoride de belirttiğim üzere bu etkinlikteki isim bazlı kategoriler beni şaşırttı. Kesin yoktur diye düşünüyordum fakat biraz kurcalayınca kütüphane sakinlerimden okunmak için sabırla sırasını bekleyen bir başkasına rastladım.:)

Kunal Basu – Minyatürcü
Literatür Yayıncılık, 323 Sayfa

Okunan Tarih: 1/3 Ekim 2014
Yorum: İranlı minyatür ustası Kemaleddin Behzad'ın adını taşıyan kurgu bir karakter olan Küçük Üstad Behzad ile Ekber Şah'ın, Hint-Moğol İmparatorluğu'nun en güçlü döneminden zayıflayışına kadar olan süreçte paralel giden hayatlarını masalsı bir dille anlatan bir eser. Yalnız bu masalsı dilin yer yer zorlaştığını da belirtmeliyim. Tam emin olamamakla birlikte çeviriden kaynaklıymış gibi geldi. Yine de genel seyri çok sekteye uğratmıyor. İçerik olarak ise özellikle minyatürcülüğün genel disiplini hakkında verilen bilgiler ilgi çekici. Dikkate değer bir başka nokta da söz konusu dönemde sanatçıların gördüğü yüksek değer.

17. Kategori (10 puan): Bir aşk romanı.
En hoşnutsuz olduğum kategori.:) Edebiyatta romantizmden hoşlanmadığım için şu etkinliğin yüzü suyu hürmetine okuduğum bir tür diyebilirim.

Pamela Mingle – Shakespeare’i Öpmek
Altın Kitaplar, 333 Sayfa

Okunan Tarih: 4/6 Ekim 2014 
Yorum: Basit kurgulu romantik eserlerden. Fazla basit kurgulu hatta. Oldukça acemilik seziliyor. Yine de içerik olarak derli toplu denilebilir. En azından yeni furya aşk romanı olduğunu iddia eden bir çok pornografik kişisel fantezi kitabına göre usturuplu ve makul duruyor. Biraz daha eski, hani annelerimizin beyaz dizilerini anımsatan tarzda bedensel değil romantik aşk kitaplarından.

5. Kategori (10 puan): Nobel ödüllü bir yazardan bir kitap.
Bu yıl tekrar düzenlenmeye başlayan CNR İstanbul Kitap Fuarı’ndan uzun süredir listemde olan iki Saramago eserini almıştım. Her ikisi de Nobel Ödüllü Yazar kategorisine uydukları için son iki etkinliğin gediklisi oldular.:)

Jose Saramago – Bütün İsimler
Kırmızı Kedi Yayınevi, 256 Sayfa

Okunan Tarih: 7/9 Ekim 2014
Yorum: Yazarın genel tarzı olduğu üzere, düz metin halinde ilerleyen yazım tarzından ötürü biraz ağır akan bir roman. İçerik olarak ise Lizbon'a Gece Treni'ne esin kaynağı olmuş hissi uyandırıyor. Ya da Portekizliler gerçekten "maceraya" meraklı ki başka ülke yazarının bile ele alışı benzer olabiliyor.:)

En sıradan görünen hayatların bile hiç de sıradan olmayabileceğini anlatırken bürokrasiyi de bol bol iğneleyen bir kitap. Ağdalı diline rağmen Don José karakterinin giriştiği işin sonucunu merakla okutuyor. Yalnızlığı oldukça yalın ve acı bir netlikle irdeleyen yazar yine okuyucuyla sohbet etmeyi ihmal etmemiş. Final bana göre başarılı çünkü bence hayatına renk katmak isteyen ve bürokrasiye başkaldıran tek kişi Don José değildi.

16. Kategori (10 puan): Polisiye/gerilim/korku vb. türde bir kitap.
Yine favori kategorilerimden biri olarak ve özellikle son zamanlarda Türk polisiye ve gerilim yazarlarını keşfetmek istediğim için kitap karşılamakta hiç sıkıntı çekmediğim bir konu.

Hasan Öztoprak – Hakikatin Ölümü
Dharma Yayınları, 213 Sayfa

Okunan Tarih: 10/11 Ekim 2014
Yorum: Gerçek bir olaydan yola çıkılmış izlenimi veren kurgusuyla merak unsurunu sonuna kadar koruyan bir eser. Tür olarak polisiye ve gerilimin yanında yoğun bir psikoloji de göze çarpıyor. Birinci ağızdan ve sade yazım diliyle son derece akıcı. Yazar gerçeğin göreceliğini vurgularken Türkiye'nin tartışmalı yakın tarihini de hikayeye zorlamadan yedirmiş.

2. Kategori (10 puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz ve sevdiğiniz bir yazardan bir kitap.
Yaz Okuma Şenliği’nin “İlk kitabı 2010 yılında veya daha sonrası yıllarda çıkmış bir yazardan bir kitap” kategorisinde Olduğu Kadar Güzeldik isimli eserini okuduğum MahirÜnsal Eriş, sevmek ne kelime adeta benimsediğim bir yazar oldu. Tabi makul olan ilk kez okunan bir yazarın ilk kitabından başlamak olurdu ama gizli sırabükücü olduğum için seri ve sürekliliği olan eserleri bile sondan ya da ortadan başlayarak okumak gibi bir özelliğim var. Şimdi bu kategori vesilesiyle okuduğum ilk kitabıyla favori yazarlarım arasına giren Mahir Ünsal Eriş’in bu ilk eserini okuyarak açığımı kapatmayı ve bundan sonra yazacağı tüm eserleri bir şekilde kategorilere uydurmayı planlıyorum.:)

Mahir Ünsal Eriş – Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde
İletişim Yayınları, 152 Sayfa

Okunan Tarih: 12 Ekim 2014
Yorum: Ben yine tersten giderek önce Olduğu Kadar Güzeldik'i okuduğum için yazarın kaleminin gelişimini de tersten takip etmiş oldum. Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde özellikle aynı kuşağın çocuklarına yine çok tanıdık ve samimi gelecektir. Fakat mizahı daha geri planda, hüznü ise çok daha derin. Her bir öykünün altında hemen hemen bir travma beklemekte. Bununla birlikte Kemalettin Tuğcu tespitine kadar söz konusu yaşamlar o kadar tanıdık ki sanırım gerçekten de bir nesil topluca Oğuz Atay karakterleri gibi gezmekteyiz. Ve en isabetli kitap isimlerinde kesinlikle üst sıralara oynar. Tıpkı güftesinde ne acılar ne isyanlar geçtiğine dikkat edilmeden müziğinin oynaklığına eşlik edilen türküler gibi...

19. Kategori (Her kitap 10 puan, 2 kitabı da okuyana ekstradan 20 puan, toplam 40 puan): İsminde bir şehir/ülke adı geçen bir kitap ve buna ek olarak o şehrin yer aldığı ülke edebiyatından bir kitap.
Bu kategoriyi içeriğindeki ince zekadan ötürü şimdiye kadar katıldığım etkinliklerin en karizmatik kategorisi seçtim.: ) Ve özellikle Uzakdoğu edebiyatında bir nevi sponsorum olan çok sevgili arkadaşımın müthiş tavsiyesiyle oldukça nokta atışı bir seçim yaparak kütüphaneme iki çok değerli sakin eklemiş oldum.

James Joyce – Dublinliler
İletişim Yayınları, 231 Sayfa

Okunan Tarih: 13/14 Ekim 2014
Yorum: Bir öykü kitabı olmasına karşın Murat Belge'nin önsözde belirttiği üzere bütünlük taşıyan bir eser. Bu arada hikayelerin sonunu baştan öğrenmemek için bu önsöz kısmını sonra okumakta fayda var. İrlanda yaşamını sade ve gözlemci bir dille aktaran yazar sade yazım diline karşın kuvvetli betimlemeleriyle Dublin'in havasını solutuyor adeta. O yoksulluğu, gündelik yaşamı, dik başlı ve gururlu İrlandalıları bolca yeriyor gibi görünse de her gözde aradığı "yeşil" ile ülkesine olan sevgisini de ortaya koymuş.

Bram Stoker – Dracula
İthaki Yayınları, 423 Sayfa

Okunan Tarih: 15/18 Ekim 2014
Yorum: Bu muazzam eseri değerlendirirken yazıldığı tarihi göz önünde bulundurmak şart. Bu ayrıntıya bakmadan da yeterince etkileyici ve başarılı ama gerek günlük şeklindeki yazım dili gerekse korku öğelerinin aktarımındaki şiirsellikle çağının en önemli eseri gerçekten. Ayrıca vampir temasını roman olarak işleyen ilk eserlerden biri olarak da tarihte haklı bir yere sahip.

Genelde sinemaya uyarlanan eserlerde önce kitabı okumaktan yanayımdır. Fakat bir çoğunda bu sıralamaya uyamıyorum maalesef. Bu eserde de yaklaşık 13 yıllık bir farka imza atmış oldum. Bu vesile ile benim gibi önce filmi izlemiş olanlar için bir değerlendirme yapacak olursam, 1992 yapımlı Coppola uyarlamasının bazı detaylarda kitaba oldukça sadık kalmakla birlikte genel bakıldığında bayağı farklı yorumlandığını en önemlisi de kitaba göre fazla romantik kaldığını söyleyebilirim. Tabi bu filmin güzelliğini değiştirmiyor bence. Yalnızca kitabın olması gerektiği gibi çok daha karanlık olduğunu belirtmemde fayda var.

15. Kategori (10 puan):Artık aramızda olmayan bir yazardan bir kitap.
Bu kategoride Türk Edebiyatı’nın çınarlarından birini okumak ve yad etmek istedim.

Peyami Safa – Matmazel Noraliya’nın Koltuğu
Ötüken Neşriyat, 304 Sayfa

Okunan Tarih: 19/21 Ekim 2014 
Yorum: Yazarın bu eseri biraz kendi sorgulamalarını yansıtıyormuş hissi uyandırıyor. Bu açıdan genelde yorumlarda belirtildiği üzere tezsel bir roman sayılabilir. Kitabın ilk yarısı merak uyandırıcı bir psikolojik gerilim. Fakat alttan alta sezdirilen mistizm ikinci yarıda dümene geçip de sonuçta faşizme varabilecek bir toplum modelinde karar kılınması kitabın etkileyiciliğini düşürüyor. Yine de Türk Edebiyatında bilinç akışı tekniğinin ilk örneklerinden olması gibi gözden kaçırılmaması gereken yanları da var.

İlk Ay Okunan Kitap Sayısı 12 = 120 Puan
İlk Ay Okunan Sayfa Sayısı 3117 = 31 Puan
19. Kategori Tamamlandığı İçin Ekstra 20 Puan
Toplam 171 Puan

Bu cin fikirli etkinlik için Pınar Hanım'a ne kadar teşekkür etsem az.:) Çok belirtiyorum ama bir kez daha altını çizmek istiyorum ki kitap okumayı günlük bir alışkanlık haline getirmiş olan ben bile bir çok türü ne kadar ihmal ettiğimi farkettim. Ayrıca desteği için Eral Ablam'a da kocaman teşekkürlerimle.

12 yorum:

  1. Güz okuma şenliği'ni büyük bir keyifle okudum, emeğinize sağlık. Yalnız bir şeyi merak ettim bu okuma şenlikleri nedir? Bloglar arası bir şenlik mi? Öğrenebilir miyim?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Fatoş hanım. Benim çok keyif aldığım okuma şenliğidir. Pınar arkadaşımız bu şenliği düzenliyor. Dileyen her okur katılabiliyor. Kitapların tamamını okumak zorunluluğu yoktur. Bu durum da sizi zorlamadan, keyif alarak kitap okumanızı sağlıyor. Ben adresi size vereyim. ilgilenirseniz Kış Okuma Şenliğin de aramızda olmanızdan çok mutluluk duyarız.

      http://pinucciasbooks.blogspot.com.tr/2014/09/guz-okuma-senligi-2014.html

      Sil
    2. Teşekkürler. Eral Ablam çok güzel açıklamış. Çok keyifli, kitap okumayı araştırmayla birleştirerek bir sürü kitap keşfetmemizi sağlayan verimli bir etkinlik. Üstelik benim durumumda olduğu gibi katılmak için blog sahibi olmanıza da gerek yok. Bizleri birleştiren okuma sevgisi :)

      Sil
    3. Hemen takibe aldım bloğu, müthiş etkinlikler çok beğendim. Kitapları görüncede heyecana kapıldım. Çok iddialı olmamakla birlikte ( yazın hariç yazın iddialı olacağım :) ) şenliklere bende katılacağım. Teşekkür ederim bilgi için.

      Sil
    4. Çok memnun olurum. İddia olmadığı için zaten eğlenceli bir etkinlik oluyor. Öbür türlüsü zorlama bir okuma olur.

      Sil
  2. Neslim, canım. Her zaman olduğu gibi farklı kitap türlerini okuyarak kitap okuma çeşitliliğini artırıyorsun. Yorumlarına hiç diyecek bir söz bulamıyorum. Az yorum ama tam yerinde tespitler canım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ablacım asıl ben sana diyecek söz bulamıyorum. Bunca acının yanında bir de benim yazıyla uğraşmışsın. Nasıl teşekkür edeceğimi şaşırıyorum artık. İnşallah değerli büyüklerinin aziz hatıralarıyla bundan sonra hep güzel, mutlu anılarla olu günlerin olur.

      Sil
    2. Amiin canım. Ölümün de güzelliği vardır derlerdi de nasıl olur derdim. Varmış canım. Annen için ben öyle düşünüyorum. Bana sarıldı, kokladı, hakkını helal etti ve öldü. Bu benim için alabileceğim en güzel hediyedir. Annem bana hediye vererek gözlerini hayata kapattı. ne mutlu bana.

      Sil
  3. Liste halindeyken ne kadar değişik bilmediğim kitap var diye düşünmüştüm... yorumlar eklendikten sonra çok daha iyi olmuş... aşk kitapları yorumunuzu da ayrıca sevdim tam aklımdan geçtiği şekilde yazmışsınız son zamanlarda çıkan kitapları :) devamı için kolay gelsinn...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Evet sadece liste biraz sade geliyor gözüme. O yüzden seçim aşamalarıyla birlikte daha eğlenceli olduğuna karar vermiştik. Bu güzel fikri veren de Eral Ablamdır yani. Aşk kitapları da aramızda çokça çınlattığımız bir konu. Sizin de aynı şekilde düşünmenize çok sevindim :)

      Sil
  4. Harika kitaplar okumuşsun canım, Drakula beni de çok etkilemişti, Matmazel Norilya'nın Koltuğu'nu da çok merak ettim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Dracula çok etkileyici bir kitap gerçekten. Özellikle de yazıldığı dönem gözönüne alınırsa etkileyiciliği katlanıyor. Matmazel Noraliya'nın Koltuğu kişisel zevke bağlı biraz.

      Sil