22 Aralık 2015 Salı

Güz Okuma Şenliği 2015 Neslihan’ın (Şah-Rû) 2. Yarı Raporu

Şaka maka bir şenliğin daha sonuna gelmişiz. 8. şenliğimmiş bu benim. 2 yıl geçmiş aradan. Zaman sudan bile hızlı akıyor olmalı. Bu şenlik benim için diğer şenliklere göre verimsiz demeyelim de normal okuma performansımın da altında geçti. Yıllar sonra kaşınıp eğitim hayatına dönmenin sonuçları. Ders kitapları diye bir kategori olsaydı en birinci ben olurdum :)))))

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.

Şenlik başlangıç ve sonuçlarında listelerini açıklayan katılımcılarda ilk bu kategoriye bakıyorum artık..) Etkinliğin en keyifli kategorilerinden biri oldu kesinlikle.

Benim temam geçen etkinlikten beri aklımda.

Korku edebiyatından dört kitap.

Kütüphanemi temalara göre ayırmak hoşuma gidiyor. Distopyadan sonra ilk hedefim korku rafı yapmaktı. Kendi rafına sahip Stephen King’i ayrı tutarak korku edebiyatının başyapıtlarını bir araya getirmek için iyi bir fırsat.

Edgar Allan Poe – Kuyu ve Sarkaç

Can Yayınları, 256 Sayfa

Okunan Tarih: 5/11 Kasım 2015
Yorum: Gotik edebiyatın dahisi Poe’nun birbirinden nefis 13 öyküsünün yer aldığı, okuyucuyu gerim gerim geren bir derleme. Kitaba ismini veren Kuyu ve Sarkaç öyküsü ile birlikte eserde yer alan diğer öyküler; Şişedeki Mektup, Altın Böcek, Şehrazat’ın Bin İkinci Masalı, Morgue Sokağı Cinayetleri, Çalınan Mektup, Usher Evi’nin Çöküşü, Gammaz Yürek, Kara Kedi, Oval Portre, Kızıl Ölümün Maskesi, Sfenks ve Maelzel’in Satranç Oyuncusu. Hollywood’un da zamanında bolca ekmeğini yediği bu kült öyküler teknolojiye hakim olduğumuz yıllar için bile ürperticiyken bir de elektriğin olmadığı dönemleri düşünün. O ne tasvirler, o ne mekanlar, o ne yaratıcılık. Sherlock Holmes ve Hercule Poirot’nun atası Dupin’in çözdüğü davalardaki zeka fırtınası, Şehrazat’ın Bin İkinci Masalı’ndaki keskin mizah, Kuyu Ve Sarkaç’ta insanı durduk yere klostrofobi sahibi yapacak betimleme... Özetle, bir Edgar Allan Poe kolay yetişmiyor.
Ayrıca Can Yayınları’nı öykü sayısına kadar özenli derleme, temiz çeviri ve kapak tasarımından ötürü tebrik etmek gerek.

H.P. Lovecraft - Cthulhu'nun Çağrısı
Alfa Yayıncılık, 475 Sayfa

Okunan Tarih: 12/26 Kasım 2015
Yorum: Derlemeye adını veren, kendi mitosunu oluşturmuş aşmış öykü Cthulhu'nun Çağrısı ile birlikte Lovecraft'ın birbirinden nefis gotik-korku öyküsünün yer aldığı müthiş bir kitap. Alfa Yayım gerek özenli çevirisi gerekse hikayelerin öncesinde yazılış ve yayınlanışlarına dair kısa bilgilendirmelerle çok güzel bir iş çıkartmış ortaya.

Aradan geçen zamana ve teknolojiye olan görece hakimiyetimize rağmen hikayeler insanı rahatlıkla etki altında bırakıp bilinçaltına sızabiliyor. Zira korkuyu polisiye tarzı kan, vahşet ya da kriminal detaylarda değil, insan psikolojisinde iz bırakan efsanelerde, farklı kültürlerin esrarengiz geleneklerinde, aile kökenlerinde yaratıyor. Kuvvetli betimlemeler zaten okuyucuyu direk hikayenin içine çekerken, hikayenin kahramanı ile birlikte ürpermekten kendinizi alamıyorsunuz. Yazarın birikimini ortaya koyan yüksek edebi dili de eseri birkaç basamak daha yükseltiyor. Hakkını sonuna kadar verdiği geleneksel gotik edebiyatı kadar mizahi öyküsündeki sivri tarzında Poe etkisi hissediliyor.

Hayalgücüyle hayranlık uyandıran  yazarın bu derlemede yer alan hikayeleri:

Pusudaki Dehşet

Duvarların İçindeki Sıçanlar

Adlandırılamayan

Festival

Piramitlerin Altında

Lanetli Ev

Red Hook’ta Dehşet

O Adam

Yer Altı Mezarlığında

Serin Hava

Cthulhu’nun Çağrısı

Pickman’in Modeli

Gümüş Anahtar

Sisler İçinde Uçurumun Kıyısında Duran Tuhaf Ev

Uzaydan Düşen Renk

Torun

Necronomicon’un Tarihi

Kadim Halk

Ibid


Mary Sheley – Frankenstein
İthaki Yayınları, 232 Sayfa

Okunan Tarih: 1/8 Aralık 2015
Yorum: Korku edebiyatının kült eserlerinden biri olmakla birlikte derin bir felsefe ve hüzün de içeriyor. Bir insanın bilimin sınırlarını zorlayarak cansız bir varlığa can vermesi sadece kendi döneminde değil bugün bile ürpertici. Söz konusu varlığın tam bir insanlık evrimi çizgisinden geçerek kendi başına hayatı öğrenmesi de oldukça çarpıcı. Tabi yazarın "yaratıcı" rolüne soyunan Dr. Frankenstein karakterine karşı, onun eseri yerine kendini koyarak hayatının isyanını ortaya dökmüş olması da dikkatten kaçmıyor. "Maden beni sevmeyecektin, neden yarattın?" En çarpıcı yanı da yazarın bu eseri 19 yaşında yazmış olması. Yetenek böyle bir şey işte.

Eserin önemli noktalarından biri; varlığın bir çok görsel eserde yansıtılışının aksine gayet akıllı ve bilinç sahibi olması. İçinde kötülükle "doğmamış" olması da önemli. Şartlar, insanlardan gördüğü tepkiler, önyargılar ve "yaratıcısı" tarafından kabul görmemek, sevilmemek zamanla içindeki zalimliği ortaya çıkarıyor. Dr. Frankenstein ise bir deha olmakla birlikte sınırları zorlamaya cesaret edip arkasında durma gücünü gösteremiyor. Aldığı tek cesur karar (varlığın sunduğu anlaşmayı bozması) ise bana göre tamamen yanlış hesap üzerine kurulu. Son kurban hakkında doğru tahmin yapsaydı anlaşmayı bozmaya cesaret edemezdi bence. Düşündürücü bir eser gerçekten.


Robert Louis Stevenson - Dr. Jekyll ve Bay Hyde'ın Tuhaf Hikayesi
İletişim Yayıncılık, 202 Sayfa
Okunan Tarih: 9/16 Aralık 2015
Yorum: Bugün ve hatta ilk sahnelendiğinden beri sırrı açığa çıkmış olsa da kitabın en büyük başarısı Dr. Lanyon'un tanıklığına kadar Jekyll ve Hyde'ın aynı kişi olduğuna dair hiç açık verilmemiş olması. Bile bile okuduğum için özellikle algıda seçeyim dedim ama yok yani. Tabi kişiliklerin görünümlerinin de farklı olması gibi kimyasal bir fark söz konusu. Yine de çok cesur bir adım. O günden bugüne halen üzerinde karara varılamamış bir konu olarak etiksel çatışma eser boyunca kendini gösteriyor. Jekyll'ın Hyde ile ilgili sorumlulukları tamamen başka bir insan kayıtsızlığında takip etmesi, kendisinin ortadan kalkması durumunda Hyde olarak yaşamına devam edebilmek için geleceğini garanti altına alması ve kontrolü yitirene kadar pişmanlık hissetmemesi gibi noktalar dikkat çekici. Eserin sonunda ciddi bir inceleme de var. Merak edilen bir çok noktaya değinilmiş. Yalnız önsözü de kitabı bitirdikten sonra okuyun derim.

2. Yarı Okunan Kitap Sayısı 4 = 40 Puan

2. Yarı Okunan Sayfa Sayısı 1165 = 11 Puan

22. Kategori amamlandığı İçin Ekstradan 40 puan

İlk Yarı Toplamı = 111 Puan

Genel Toplam = 202 Puan



Pınar'a ve Eral Ablam'a teşekkürlerimle. Katılan katılmayan takip eden etmeyen herkese keyifli yıllar diliyorum. İnşallah tüm dünya için galiba bir şeyler güzelleşmeye başlıyor diyeceğimiz bir yıl olur.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder