23 Aralık 2015 Çarşamba

Tanrılar Okulu / Stefano D’Anna

Tanrılar Okulu
Stefano D'Anna 
SİNEDİE YAYINLARI 


     Güz Okuma Şenliği devam ederken şenliğe dahil edemediğim başka eserlerde okudum. Okumuş olduğum bu eserlerin her biri çok önemli eserlerdi. Kumarbaz - Fyodor Mihailoviç Dostoyevski eserini  Pinuccia'nın düzenlediği "Her Ayın 17 sinde Biz Okuruz Dostoyevski" etkinliği kapsamında, Goriot Baba - Honoré De Balzac ise "Her Ay Bir Balzac" etkinliği kapsamında okudum. Sevgili Pinuccia etkinlik üzerine etkinlikler düzenliyor ve bende mümkün oldukça bunlara katılmaya çalışıyorum. Onun sayesinde Dostoyevski'nin neredeyse külliyatını okumuş olacağız. Okumayı sevenler için bundan daha güzel ne olabilir ki. Balzac ve John Steinbeck 'in halen yayınları devam eden eserlerinden oluşan çok güzel bir liste ile de iki ayrı etkinliğimiz var. Temenim bu etkinliklerdeki eserleri mümkün olduğunca okuyup üstatların eserlerini tamamlamak. Bu etkinlikler devam ederken Kitap Ağacı Kişisel Gelişim Kulübü'ne girdim. Kulübün moderatörü Gülsüm üyelerin fikirlerini alarak her ay için bir veya iki kitap belirliyor.  O ayın sonunda herkes kitabını okuyunca bir araya gelip kitap hakkında konuşuyoruz. Çok faydalandığım ve keyif aldığım bu toplantıların olacağı günleri heyecanla bekliyorum.

     Kişisel Gelişim Kulübü Aralık ayı için Stefano D’Anna'nın Tanrılar Okulu'nu okuyoruz. Ben okudum bitirdim ve bu kitabı konuşacağım günü bekliyorum. Çok güzel bir gelişme kitabın yayınevi moderatörümüz Gülsüm'le irtibata geçmiş. Toplantımızda onlarda olacak. 

     Stefano D’Anna kitabında geleceği ancak düşlerimizin şekillendireceğini belirtiyor ve "düşleyin, düşleyin, düşleyin" diye sürekli vurguluyor. İnsanın öncelikle kendisini çok iyi gözlemlemesini istiyor. Kişi eğer kendisini iyi gözlemlerse kendini tanır, kimse bir başkasını değiştiremez, sadece kendini tanıyan insan kendini değiştirebilir diye belirtiyor.

     Yazar çok küçük yaşlardan itibaren kendi yaşadıklarıyla ilgili küçük küçük notlar almış. Bu eser tüm bunların yazılmasıyla oluşmuş uzun bir hikaye. Kitabın mesajını  Stefano D’Anna bir gazeteye verdiği röportajda şöyle belirtmiş. "zaten bir hayatınız varken neden tutup olağandışı bir hayat yaşamaya ihtiyacınız olduğu. Aslında sizin kendi hayatınız zaten olağandışı, sadece bunu keşfetmeniz gerekiyor."
     Bir defa okumayla doyamadığım bu bu kitabı okuyun derim. 

6 yorum:

  1. Merhaba Eral, Tanrılar Okulu benim bankadan bir arkadaşımın (guneteroglu.blogspot.com) başucu kitabıdır. hatta yazarla da tanıştı diye biliyorum. bize uzun uzun anlatırdı ama ben kişisel gelişimden uzak durduğum için pek ilgilenmemiştim... o kitapta yazılanları kendi hayatında da uygulamaya çalışıyor.. vaktin olduğunda bloguna bir bak bu konuda birkaç yazısı olacak...
    klasikler etkinliğiniz de beni çok imrendiriyor:) iyi okumalar olsun, sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım arkadaşının bloguna baktım. Çok güzel bir blog. Gül bu kitap roman tarzında yazılmış. Okuyabilirsin.Esasında yazarın hayat hikayesi. yaşarken aldığı küçük küçük notları değerlendirmiş diyeyim sana. Klasikleri bitirebilirsem dünyada bir işimi tamamlamış olacağım canım. Çok istiyorum tüm klasikleri okumayı. Pınarın etkinlikleri şahane.

      Sil
  2. Ben de bir araya gelip kitabı tartışabilmenize bayılıyorum.İstanbul'da maalesef biz ancak wattsapp gruplarıyla konuşabiliyoruz.O da sınırlayıcı oluyor tabii.Bu Tanrılar Okulu'nu en sonunda bana da okutacaksınız :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üstelik bu kitaplar kişisel gelişim kitaplarıysa zaman bize hiç yetmiyor. Bundan sonra sabah erken buluşalım akşama kadar konuşalım diye karar aldık. Selminciğim keşke bir gün çıkıp gelebilsen. Keşkeeee Tanrılar Okulunu okuyup o gün bizle olsan. Çok isterim arkadaşım.

      Sil
  3. Ne güzel bitirmişsin Eral abla. Ben daha 200 lerdeyim ama harika ilerliyor kitap. Ben de buluşacağımız günü sabırsızlıkla bekliyorum :)

    YanıtlaSil
  4. Kendini tanımak ile ilgili kısımlar çok isabetli geldi Ablacım. Romantizmden sonra aramın en kötü olduğu tür kişisel gelişim. Sayende ya buna da romantizme bulduğum çözüm gibi -annemin beyaz dizilerini okumak ya da romantizmden doğmuş gotik edebiyata yönelmek- bir ara formül bulacağım ya da meraktan okuyacağım :))))

    YanıtlaSil