9 Mayıs 2016 Pazartesi

Bahar Okuma Şenliği 2016 Neslihan’ın (Şah-Rû) İlk Yarı Raporu

13. Kategori (10 puan): Basılı tek bir kitabı olan bir yazardan bir kitap.
Kendimce küçük bir geleneğim var. İş arkadaşlarıma -ve tabi kendime- noel hediyesi olarak kitap almak. Bu sene özellikle sosyal sorumluluk projesi destekçisi bir eser olmasını istemiştim. Bu yüzden tercihim doğasever yayınevi Yitik Ülke Yayınları’ndan, geliri ile tekerlekli sandalye alma projesi olan bu kitap oldu. Fakat o zamandan beri bir türlü okuyamamıştım. Bahar etkinliğine uydurabilir miyim diye bakarken yazarın ilk ve tek eseri olduğunu görünce hemen değerlendireyim dedim.:)

Erdinç Mutlu – İsmilazımdeğil
Yitik Ülke Yayınları, 143 Sayfa

Okunan Tarih: 21/23 Mart 2016
Yorum: Büyüklere masallar tadında bir roman. Eğlenceli, keyifli bir o kadar da buruk. Hayalgücünün genişliği kadar tanıdıklığı şaşırtıcı. Bu ülkede benzer yıllarda çocuk olmuşsanız, mahalle kültürüne biraz vakıfsanız ve masalların sadece çocuklar için olmadığını düşünüyor hatta bazı masalları kendinizi de katarak baştan yazmaktan vazgeçmiyorsanız bu kitap size de tanıdık gelecektir. Ayrıca sosyal sorumluluk destekçisi bir eser olarak telif geliriyle her baskıda tekerlekli sandalye bağışlanması da çok anlamlı.

6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
Bu önemli kategoride fuardan almış olduğum oldukça şirin bir baskısıyla ironik bir tercih yaptım.

Samed Behrengi – Küçük Kara Balık
Yakamoz Kitap, 47 Sayfa
İran’da halen yasaktır. Türkiye’de de 12 Eylül döneminde yasaklanmıştır.

Okunan Tarih: 24 Mart 2016
Yorum: Bugün bakıldığında çok sade ve basit bir çocuk masalı gibi görünebilir. Hatta Küçük Kara Balık da gayet küstah bir masal kahramanı diyebiliriz. Fakat yazıldığı dönemi ve ülkeyi düşününce bu küçük balığın mücadelesi anlam kazanıyor. Çevresindeki tüm baskıya, tehdide ve “meraksızlığa” rağmen daha ilerisini görebilmeyi göze alan bu balık on iki binden bir tanesini bile uykusundan etmişse ne mutlu. Yoluna çıkan zorluklardan yılmaması, birlik olma mücadelesi, kendi iradesini vurgulamasındaki bireyselcilik gibi bir çok alt metniyle büyüklerin daha çok anlam çıkartacağı bir eser.

2. Kategori (10 puan): Bir çizgi roman veya manga veya foto roman.
Tercihim belli.:)

Hajime İsayama - Titana Saldırı 2 (Shingeki No Kyojin)
Gerekli Şeyler Yayıncılık, 192 Sayfa

Okunan Tarih: 25 Mart 2016
Yorum: Ne kadar önce animesini izlemiş olsam da bitmesinden korkarak, tadına vara vara, zamana yayarak tek tek okumaya çalışıyorum. Çok tempolu bir manga. Özellikle Merkez Binası sahnesi müthişti. Çizimlerle o aksiyonu yansıtabilmek büyük başarı. Cilt finali ise tam bir bomba.

Titanların gizemi kolay kolay çözülecek gibi değil. Bu cildin kamuya açık bilgilerindeki fiziksel farklılık şemasında görünce ürpermeden edemedim. Ayrıca Mikasa'nın hikayesinde kökeninden bahsedilirken "eskiden insanların da çeşit çeşit ırkları varmış" şeklinde bir ifade geçiyor. Yani bu hikayenin geçmişinde bizim şimdiki dünya düzenimiz var. Peki ne oldu da titanlar türedi? Neden insanlık dünyanın çok küçük bir bölümüne çekildi? Kafada deli sorular türettiren bir seri. Ama çok da güzel bir düstur veriyor;
Savaşmazsan kazanamazsın!

4. Kategori (10 puan): Anti-kahraman bir karaktere sahip bir kitap.
Anti-kahraman denilince genelde akla kanunlarla arası iyi olmayan karakterler geliyor. Ben kapsamı biraz daha genişletip hiçbir şeyle arası iyi olmayan bir karakter, esaslı bir nihilist seçtim.

Ivan Sergenyeviç Turgenyev – Babalar ve Oğullar
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 259 Sayfa

Okunan Tarih: 26/31 Mart 2016
Yorum: Rus Edebiyatı’nın ilk modern romanı olarak kabul edilen bu kült eserin kendisinden sonra gelenleri nasıl etkilediği çok net anlaşılıyor. Birçok klasik eser yazıldığı dönemle anlam kazanır. Zira o havayı solumadan hiçbir eser birebir özümsenemez. Fakat Rus Edebiyatı’nın başarısı tam da burada yatıyor; özümsemeye yakın derecede hissedilir olması. Babalar ve Oğullar da son derece sade bir dille Rus tarihini ve bunun getirdiği kuşak çatışmasını kolaylıkla anlaşılır hale getiriyor. Çatışan kuşaklar sadece görüş farkı olan kuşaklar değil. Aristokrasi dünyasından serfliğin kaldırıldığı üstüne bilim ve mantığın konuştuğu bir dünyaya geçiş. Yani aslında romanda iki değil üç kuşağın/görüşün çatışması söz konusu. Zira Bazarov bir nihilist, babası Nikolay bir liberalken, amca Pavel karakteri de ne kadar reform yanlısı olsa da su katılmamış bir burjuvadır. Ve birbiri arasında yer yer uyuşan ama çoğunlukla ters düşen bu görüşler bir araya geldiklerinde topluca din etkisindeki geleneksel feodal yapıya karşıdır. Bir nevi Bolşevizmin de ayak sesleri sayılabilecek eser siyaset aradan çıkarttığımızda dahi duygusal yapıda aile içi kuşak çatışmasına da güzel bir örnek.

Bazarov karakteri nihilizmin edebiyatta vücut bulmuş ilk örneği olarak zamanında sağlam ses getirmiş. Tabi bugünün şartları ile bu görüşü çürütülebilecek argümanlar rahatlıkla bulunabilir. Ama kabul edelim ki kendi döneminde her şeye bu şekilde karşı çıkabilmek de cesaret işi. Sırf bu açıdan bile sıkıcı bir roman karakteri olmasına karşın önemi büyük. Ayrıca kitabın epilog bölümü de benzer şekilde biten kitaplara ciddi şekilde fark atacak kadar başarılı.  

8. Kategori (10 puan): İşlenen suçun cinayet olmadığı polisiye/gerilim türünde bir kitap.
Bir polisiyesever olarak ayrı bir beğendim bu kategoriyi. İnce bir fikir daha.

Ridley Pearson – Beşikteki Flüt
Epsilon Yayıncılık, 468 Sayfa

Okunan Tarih: 1/12 Nisan 2016
Yorum: Çocuk hırsızlığı gibi bir anda akla gelmeyecek konusuyla cinai polisiyelerden ayrılan bir polisiye. Fakat gerek temposu gerekse bazı karakterlerin özellikleriyle biraz dizi senaryosuna yatkın yazılmış havası veriyor. Birbirine kırdırma usulü gibi parlak bir fikre sahip olmasına karşın çok heyecanlı diyemem. Teknolojinin yeni yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda geçtiği için biraz daha araştırmaya dayalı, orta karar polisiyelerden.

5. Kategori (10 puan): Evde okunmayı bekleyen veya elinizde olmasa da okumak isteyeceğin 10 kitaptan kurayla belirleyeceğin bir kitap.
Reel ve sanal fuarlar sağolsun yine bir kitap yığılması sözkonusu olunca seçmek de zorlaşıyor. Kuranın sonucu ise seriye başlamaya bir türlü elim gitmediği için çok daha önceden beri sırasını bekleyen bir kitap oldu. Eh bir yerden başlamak lazımdı. J

Stieg Larsson – Ejderha Dövmeli Kız
Pegasus Yayıncılık, 646 Sayfa

Okunan Tarih: 13/30 Nisan 2016
Yorum: Olay kurgusu başarılı ve dili akıcı olmakla birlikte olağanüstü bir polisiye denilemez. Olay kendini merak ettiriyor ama gizem unsuru yeterince korunamamış. Bunda kahve suyu koyma tiryakisi karakterlerinin ruhsuzluğunun da etkisi var. En olmadık gelişmeye bile öyle soğuk tepki veriyorlar ki okuyucu da şaşıramıyor. Ayrıca birbirine bağlanan bu karakterler ve onların yaşam detayları Çehov'un "duvarda silah asılıysa piyesin sonunda patlar" sözünü akla getiriyor. Yani bu karakterin hayatından böyle bir detay verildiyse bunun ana hikayedeki sırrın ayrıntılarıyla bir benzerliği olmalı fikrini sürekli besliyor.

Kitabın en büyük artısı temposu. Okuyucunun olaydan kopmasına fırsat verilmemiş. Betimlemenin azlığına rağmen İsveç'in soğukluğunu da hissettirebiliyor. Kitabın bana kalırsa en önemli noktası ise başkarakterin ve hemen hemen kitaptaki tüm kadın karakterlerin yaşadıklarının da alt yapısını hazırlayan 1. kısım açılışındaki tespit.

"İsveç'te kadınların yüzde 18'i hayatında bir kez bir erkek tarafından tehdit edilmiştir."

Bu hem vakayı hem de Salander karakterini anlamamızı sağlayacak acılıkta bir cümle aslında. Serinin ses getirmesindeki bir sebep de gittikçe çaresiz hale gelen bu sorun ve karakterlerin bununla baş etme yöntemlerinin farklılığı olabilir.

11. Kategori (10 puan): Mektup veya anı veya biyografi veya otobiyografi türünde bir kitap.
Okunmayı beleyenler arasında hem otobiyografik hem anı derleme kitabı olarak bu kategoriye cuk oturan bir eser yakaladım.

Orhan Pamuk – Manzaradan Parçalar (Hayat, Sokaklar, Edebiyat)
İletişim Yayınları, 563 Sayfa

Okunan Tarih: 1/7 Mayıs 2016
Yorum: Biyografik olarak hayatı merak edilmese bile bir yazarın kafasının içi merak etmeye değer yerlerden biri bence. Orhan Pamuk da bu derlemesinde, okurlarının hatırını kırmayacak kadarını paylaşmış. Sadece yazar olarak değil, çocukluğundan yazar incelemelerine, siyasetten kafasına takılan memleket meselelerine, sevdiği kitaplardan kendi kitaplarına kadar geniş bir yelpazede içini dökmüş. Anılar, kitaplarından parçalar, yayınlanmamış kısımlar ve notlar, röportajlar, dönemin olayları, Ara Güler'in nefis fotoğrafları ve minyatürlerle oldukça doyurucu bir içeriğe sahip. Şahsen favori yazarlarımdan biri olmasa da birikimine saygı duymamak mümkün değil. İsabetli tespitleri kadar karşı çıkılabilecek bakış açıları da mevcut. Ayrıca ketumluğu da elden bırakmaması daha samimi geldi bana. Kitaba dair en sevdiğim yan ise arka fonun neredeyse tamamını İstanbul'un yakın tarihinin oluşturması. Zaman geçişlerini ilgiyle ve yer yer hüzünle okuduğum bu yorgun şehir, kitabın başrolünü yazardan çalmış.

İlk Yarı Okunan Kitap Sayısı 7 = 70 Puan
İlk Yarı Okunan Sayfa Sayısı 2318 = 23 Puan
Toplam 93 Puan

Pınar’a ve Eral Ablam’a teşekkürlerimle.

6 yorum:

  1. Ejderha Dövmeli Kız'ı ben çok sevmiştim. Serinin diğer kitaplarını da okudum ama okumasam da olurmuş diye düşündüm. Ama ilk kitap mükemmeldi, hem soğukluğunu, hem de durağanlığını çok sevmiştim. Gerçi ben klasik polisiye sevmediğim için bu bana cazip gelmiş olabilir... Türkiye'de kadın tacizine ilişkin bir oran var mı bilemiyorum ama sanırım tüm istatistikleri alt üst ediyordur:( Keyifli okumalar, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok polisiye okuyanları pek tatmin etmeyebilir ama düzgün bir kurgusu var. Kriminal polisiyelerden ziyade dedektiflik ağırlıklı aslında.

      Maalesef rekor bizdedir herhalde. Gerçi bu konu tüm dünyanın ayıbı. Çoğu medyaya yansımadığı için resmi oranlar gerçeğin ancak yarısıdır. Sevgiler.

      Sil
  2. hisayama bilmiyordum ya sağool ya önemliymiiş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hajime İsayama, Shingeki no Kyojin ile büyük ses getirdi gerçekten. Sadece aksiyon ya da fantastik yanıyla değil altı çok dolu ve deli bir matematik üzerine kurmuş mangayı. Sağlam kafayı çizdiren cinsten.:)

      Sil
  3. Okuma Şenliklerinin böyle bilmeceli bulmacalı kısmı da hoşuma gidiyor:) mesela tek kitabı olan yazar, suçun cinayet olmadığı roman vs. çok eğlenceli:) İsmilazımdeğil'i merak ettim, sosyal sorumluluğu olması da ayrı güzel... Manzaradan Parçalar da çok sevdiğim bir kitap, keyifli okumalar:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle kategori araştırmaları ayrı bir keyifti.
      Teşekkürler :)

      Sil